Bursa Hakimiyet

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın bayramı

Yasama, yürütme ve yargı. Gelişmiş demokrasilerde güçler ayrılığının üç temel erki. Kimilerine göre 3 temel kuvvet. Bunların yanına dördüncü kuvvet olarak isimlendirilen medya ya da basın da konur.
Basın dördüncü kuvvet olarak yerini almıştır. Buradaki temel mantık halkın haber alma özgürlüğünü, halkın bilgi edinme özgürlüğü ve düşüncelerin özgürce ifade edilmesidir.
Tarihsel süreç içinde bu konunun dünyada ve ülkemizde ne oranda hayata geçirildiği ve günümüzdeki durumu ayrı ve uzun bir tartışma konusudur.
Çünkü gazetecilik zor bir zanaattır. Kimseyi memnun edemezsiniz. Cumhuriyet öncesi dönemde, Osmanlı İmparatorluğu zamanında çıkan tüm gazeteler  sansürleniyordu. Görevli sansür memurlarının kontrol ve denetiminden geçtikten sonra ancak gazeteler yayınlanıyordu. 
Türk basınında sansürün ilk uygulandığı tarih ise 10 Mayıs 1876’dır. 24 Temmuz 1908 tarihinde II.Meşrutiyet yürürlüğe girdikten sonra bu uygulamaya son verildi. Bu olay günümüzde “sansürün kaldırılması” olarak adlandırılıyor.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, 10 Haziran 1946 yılında kuruldu. Cemiyet bir “basın günü” oluşturmayı planlamıştı. Türkiye’de ilk gazetenin çıkış tarihine göre düzenlenmesi planlanan bu güne “Basın Bayramı” adı verilecekti. Ancak ilk gazetenin çıkışı konusunda çeşitli görüşler bulunduğundan dolayı bir görüş birliği sağlanamadı. Bunun üzerine Falih Rıfkı Atay  bayramın her yıl 24 Temmuz tarihinde kutlanılması fikri ortaya attı. Ve bu öneri kabul gördü. 
O nedenle 24 Temmuz’u “Basında sansürün kaldırılış günü” veya “Basın bayramı” olarak kutluyoruz.
Kutlu olsun.

Kolaylı’dan açıklama

Gazetecilerin 24 Temmuz 1908 tarihinde gerçekleştirdiği onurlu direniş sonucu kalkan sansürün, aradan geçen süreçte yapılan çeşitli yasal düzenlemelerle ve baskılarla yeniden gündeme geldiğine dikkat çeken Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, “Sansür ve günümüzde yaygın olarak yaşanan otosansür, bugün Türk basınının sorunlarının ilk sıralarında yer almaktadır. 24 Temmuz’u Basın Bayramı olarak değil, dayanışma günü olarak görüyor, dayanışma günü olarak kutluyoruz. Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, 24 Temmuzlar bizler için bayram olmayacaktır” dedi. 

Artık yel değirmenimiz var

Gölyazı’da  bulunan ve uzun süredir atıl halde kalan yeldeğirmeni Nilüfer Belediyesi’nin çalışmasıyla  yeniden  canlandı. Yıllar boyunca yan tarafta bulunan okulun kömür deposu olarak kullanılan, çatısı betonla kapatılan, yel değirmeni restore edildi. 
Nilüfer Belediyesi, Bursa ve çevresinde de bilinen çalışan örneği bulunmayan yel değirmeninin tekrar  hayat bulmasını sağladı.
Bunun için Türkiye’deki 2 yel değirmeni ustasından  biri olan ve Samsun’da yaşayan Orhan Sanaroğlu   ile çalışma başlatıldı.
Yel değirmeninde yapılan son çalışmaları Fen İşleri Müdürü Gonca Höyüklü ve eşi Seden Bozbey ile birlikte yerinde inceleyen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey,  bu çalışmanın  2300 yıllık tarihe sahip Gölyazı’ya ayrı bir turistik değer kazandıracağını belirterek  ‘Bu turizm değerine inanıyorum ki Gölyazılılar da sahip çıkacaktır. Bundan böyle bölgeye gelecek olan yerli ve yabancı her bir turist bu yel değirmenine mutlaka uğrayacaktır’ dedi.