Bursa Hakimiyet

Avukatlar Günü ve adalet aramak

Avrupa’da bugünkü anlamıyla avukatlık mesleği 13. yüzyılın sonlarında doğmaya başladı. Lonca içinde örgütlenen avukatlık mesleği yaklaşık 800 yıllık bir süreçte “modern” anlamını bulan bir meslek. 
Savunma mesleğinin (Avukatlık) tarihini gerilere, Eski Yunan ve Roma’ya kadar götürebiliriz. Avukat sözcüğü de zaten eski Yunanca’da, üstün, ayrıcalıklı ve güzel konuşan anlamına gelen “AdvoCatus” sözcüğünden dilimize ve diğer dillere yerleşmiştir. 
Osmanlı’da 1839 Tanzimat Fermanı ve arkasından 1856 tarihli Islahat Fermanı, avukatlık mesleğinin ve baroların oluşmasının ilk adımı olarak kabul edilir.
İstanbul Barosu’nun ilk Genel Kurulu 5 Nisan 1878’de yapılmıştı. Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu 9 Ağustos 1969 tarihinde Ankara’da ilk kez yapıldıktan sonra 5 Nisan tarihini Avukatlar Günü olarak kabul edip, kutlama kararı alırlar.
Bu yıl 5 Nisan Avukatlar Günü’nde Bursa Barosu öncülüğünde, Türkiye Barolar Birliği, Yarsav, Demokratik Yargı Derneği katkıları ile “Türkiye Adaletini Arıyor” hareketi saat 14:30’ da Kent Meydanı’nda düzenlenecek miting ile başlatılıyor. 
Daha sonra 6 Nisan’da Bursa’dan İzmir’e sembolik yürüyüş başlayacak. Ve il merkezlerinde mitingler düzenlenecek. 10 Nisan’da Menemen’de, 11 Nisan’da da İzmir’de miting var.
Bu harekette amaç istenilen ve arzulanan “Öngörülebilir, açık, şeffaf ve güvenilir bir yargı” olarak belirlenmiş. Hedefi ise “Herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir Türkiye. Herkes için adalet” üzerine kurulu.
Bursa Baro Başkanı Ekrem Demiröz, bu etkinliğe adalet arayan herkesi davet ediyor ve  şöyle diyor:
“Bu etkinlikte tek bir siyasi partinin bayrağı, flaması olmayacak. Etkinliğimiz partiler üstü, adalet arayan herkese açık. Tüm Bursa’yı bekliyoruz.” 
Bu arada dün BAOB’da Bursa Barosu Avukatlar Günü nedeniyle bir kokteyl verdi ve bu kokteylde meslekte 25. yılını dolduranlara plaket verildi.

Yusuf Ulcay’a başarılar

Uludağ Üniversitesi’nin yeni rektörü olarak Prof.Dr.Yusuf Ulcay atandı. Öncelikle kendisine başarılar diliyorum.
Kurucu rektörümüz Prof.Dr. Fethi Tezok dışındaki tüm rektörlerimizle çalıştım. Üniversitemizi ve üniversiteleri yakından tanıyan bir insanım. 
Uludağ Üniversitesi’ndeki, son seçim sürecinin şık olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu süreç üniversitemize ve Bursamıza yakışmadı. Çünkü süreçte ilgisi olmayan birçok kurum sürece çeşitli biçimlerde müdahil oldu. 
Bunu ben şık karşılamadım. İlk kez bu derecede sürece dışarıdan müdahale oldu. Sonuçta böyle de bir kapı açılmış oldu. 
Bunun ne kadar doğru olduğunu bize zaman gösterecek.
Yusuf Hoca’yı üniversite dışında tanıdım. Onun sanayi dünyası ile ilgili yakınlığını bilirim. İlk kez tıp dışından bir rektörümüz oldu. 
Kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum, bakalım şikayetçi olduğu konuların hangilerini değiştirebilecek?