Bursa Hakimiyet

Basamak olmak ve basamak yapmak

Kamu ve özel sektör dışında, üçüncü sektör diye de adlandırdığımız STK’lar temelinde resmi olmayan yani NGO(Non-Govermental Organization) organizasyonlardır...
2011 yılı verilerine göz attığımızda Türkiye’de 86.394 dernek, 4.585 vakıf, 102 işçi sendikası, 97 kamu çalışanları sendikası, 4.794 odadan oluşan toplam 96.512 örgüt bulunduğunu görürüz. Bu rakama 59.144 olan kooperatif sayısı da eklendiğinde 155.656 gibi bir rakam karşımıza çıkar...
Türkiye’deki toplam 8 milyon 148 bin 783 dernek üyesinin, 1 milyon 366 bin 386’sı kadın ve 6 milyon 782 bin 397’si erkeklerden oluşmaktadır. Dernek üyelerinin nüfusa oranı %11,1 gibi düşük bir oran teşkil etmektedir. Derneklerin en çok dini hizmetler (15.700), spor (15.395) ve yardımlaşma (14.964) gibi faaliyet alanlarında yoğunlaştığı, çevre (1.602), sivil haklar (851), gençlik (721) gibi hak temelli yaklaşımları olan sivil toplum örgütlerinin ağırlığının ise çok az olduğu dikkati çekmektedir...
Mansur Olson, STK’ları değerlendirirken genelde iki sınıflandırma yaparak, kendi pastalarını büyüten STK’lar ve toplumun pastasını büyüten STK’lar olarak değerlendirir. Bu arada toplumumuzda STK’lara katılım oranın yüzde 11’lerde olduğunu belirtmiştim. ABD’de bu oran yüzde 70’lerin üzerindedir...


BASAMAK KONUSU
Olson mantığı ile Bursa özelindeki STK’ları değerlendirdiğinizde de benzer örneklere tanık olursunuz. Bu arada STK’larda yer alan kişilerin, üyelerin de aynen STK’lar gibi benzer  davranış biçimleri vardır. Kendine katma değer sağlayanlar ve de içinde bulundukları STK ve topluma katma değer sağlayanlar...
Ülkemizde STK’lar içinde gerçekten kendini gönüllü hizmete adamış  az sayıda insan bulunmaktadır. Bunlar adeta üyesi oldukları derneği basamak olurlar, toplumun refahı ve aydınlanması noktasında görev yapmaya çalışırlar. Bunların dışında STK’ları  bir araç, bir basamak olarak kullananlar çoğunluktadır. Kimisi toplum içinde bir statü elde etmek, kimisi de siyasi veya ekonomik bir amacını gerçekleştirmek için STK’lara üye olur. Özellikle siyasi arena içinde yer bulamamış, bulamayan kişiler STK’ları basamak olarak kullanarak siyasi arenaya çıkış yapmaya çalışırlar...


Toplum içinde sivrilmiş STK’lar, meslek odaları birçok kişi tarafından adeta siyasi arenaya geçiş için bir basamak olarak görülür. Kimisi bunu gerçekleştirir, kimisi gerçekleştiremez. İşte bu gerçekleştiremeyen insanlar tarafından içinde bulundukları sivil toplum örgütleri temel kuruluş felsefe ve misyonlarının dışında o kişilerin siyasi amaçları için adeta bir araca dönüşür. Bu tehlikeli bir şeydir. Böyle bir yapının oluşması üyeleri ve STK’lara üye olmak isteyen insanları STK’lardan soğutur. Gönüllülüğü azaltır. STK’ların böyle yoğun biçimde siyasi arenaya basamak yapılmasındaki neden, normal siyasi arena içinde tabandan gelip, yukarılara çıkmanın büyük bir emek ve çaba gerektirdiğidir. Ama STK’lar üzerinden bu daha kolay olmaktadır...
Basamak olanların yoğun olduğu, basamak olarak kullananların az olduğu bir sivil toplum hayaliyle, hepinize iyi hafta sonları diliyorum...