Bursa Hakimiyet

Başbakan Erdoğan’dan, UÜ’ye sipariş

Geçtiğimiz hafta, Türkiye İhracatçılar Meclisi,  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde 28-30 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul’da “Türkiye İnovasyon Fuarı” düzenledi. Bu fuarda açılan Uludağ Üniversitesi standı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve işadamlarının büyük ilgisini çekti…  
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Uludağ Üniversitesi standında öğrencilerin Harpsan Ar-Ge Mühendislik’in desteğiyle geliştirdiği “hibrit insansız hava haracı” projesi hakkında bilgi aldı. Uludağ Üniversitesi öğrencisi Ahmet Çakır’dan, insansız hava aracının 5 saat havada kalabildiğini, 3 bin fit yüksekliğe çıkabildiğini ve piste ihtiyaç duymadan havalanabildiğini öğrenen Başbakan Erdoğan, “Çok güzel, ancak bunu geliştirmeniz lazım. Size sipariş veriyorum. İrtifasını 30 bin fite, havada kalma süresini de 24 saate çıkarın, sonra tekrar görüşelim” dedi…
Bu yıl ilk kez İnovasyon Fuarı’na katılan Uludağ Üniversitesi’nin stantı, izleyicilerin ve basının da büyük ilgisini çekti. Öğrenciler, fuarda şu beş projeyi sergiledi:
“Hibrit İnsansız Hava Aracı: Ahmet Çakır-Burak Varol, İnsansız Tarım Aracı: Semin Poyraz, Toroid Cam Çekirdek: Kağan Şarlar, Kanser Kök Hücrelerine özgü bir araştırma kiti geliştirilmesi: Mehmet Sarımahmut- Didem Karakaş, Hayatbank (Her an ulaşılabilir bir çeşit kan bankası): Yusuf Alp Arslan-Turan Almammadov-Tuğçe Demir.”
Uludağ Üniversitesi’nin bugüne kadar yapmış olduğu en önemli işlerden biri Ar Ge Günleri’dir. İşte bu günler verimini vermeye başladı…
Gençlerimizi ve üniversitemizi kutluyorum…

İklim değişikliği ve Varşova

11 Kasım 2013’te Polonya’da başlayan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 19. Taraflar Konferansı’ yapıldı. Bu toplantıda Filipinler baş müzakerecisi Yeb Sano’nun konuşması büyük ilgi gördü.  Konferansla eş zamanlı olarak ülkesini yerle bir eden tayfunu da hatırlatan Yeb Sano şunları söyledi:
“İklim değişikliği yoktur diyenleri, fildişi saraylarından çıkıp, yükselen deniz suları yüzünden ülkelerini kaybeden Pasifik ülkelerini ziyarete davet ediyorum. Buzulları eriyen Himalaya ve And Dağları’na, sellerle yok olan köyleri görmek için Ganj, Amazon ve Nil Nehirleri deltalarına, kasırgalarla uğraşan Orta Amerika’ya davet ediyorum. Eğer halen inanmıyorsanız, Filipinler’de şu anda neler olduğuna bir bakmanızı rica ediyorum. Tüm iletişim kanalları kesildiği için günlerdir ailemden haber alamamıştım. Dün erkek kardeşim aradı; kendisinin hayatta olduğunu ve 3 gündür tayfun nedeniyle yiyecekleri ve temiz suları olmayan bir ortamda ceset topladıklarını söyledi. Doha’da da bu soruyu sormuştum ama sağır kulaklara denk gelmişti. İklim değişikliği ile ilgili önlem almak için eğer biz değilse kim; eğer şimdi değilse ne zaman; eğer burada değilse, nerede harekete geçecek?”
Bu konuşmaya rağmen Varşova’daki taraflar konferansına katılan devletler, bu sene de küresel iklim değişikliğiyle mücadele konusunda etkin bir tavır ortaya koyamadılar. Bu arada toplatıdan çözümsüzlüğü protesto etmek amacıyla, dünyanın dört bir yanından sivil toplumu temsilen Varşova’ya gelen, aralarında WWF, Greenpeace, Oxfam, ITUC, Action Aid, Friends of the Earth’in de yer aldığı sivil toplum kurumları, 21 Kasım’da taraflar konferansından çekildiler. Bu olay bugüne kadar ilk kez gerçekleştirildi…
Bir kez daha anımsatıyorum. Başka bir dünya yok. Doğayı kendimize uydurmaya çalışmaktan vazgeçip, doğa ile barış içinde yaşayalım. Charles Darwin’in sözlerini unutmayalım:
“Doğaya uyum sağlayan türünü devam ettirir. Ettirmeyen yok olur gider…”
Bilindiği gibi insan dışındaki tüm canlılar doğaya uyum sağlayıp, türlerini devam ettiriyor. İnsanoğlu ise doğayı kendine uydurmaya çalışıyor…