Bursa Hakimiyet

Bir başkadır benim memleketim

Aynen Ayten Alpman’ın şarkısındaki gibi “Bir başkadır benim memleketim”.
Evet, gerçekten de bir başkadır, benim cennet ülkem.
Ülkem gerçekten Franko’nun “bana 100 bin kişilik bir uyku tulumu yapın” dediği ve ortaya çıkan Kont Bernebau Stadyumu gibidir.
Ülkeyi yöneten herkes (Cumhuriyetin kuruluş yıllarını tenzih ediyorum) tribünlere oynar.
Toplumda Franko’nun uyku tulumu dediği sanki bir stadyumun içinde gibidir.
Ülkemi yönetenler her şeyi bilir.
Onların danışmanları adeta “fikir verme değil, onaylama görevini” yapıp, tarih boyunca yöneticilerimizi megaloman yapmak için uğraş verir.
Hep dünyanın merkezinde biz varızdır. Her ne kadar dünyanın büyük çoğunluğu ülkemizin nerede olduğunu bile bilmese de, sanki dünya gündemini biz belirliyoruzdur.
Dünyanın en büyük ekonomisinden biri olma yolunda(!) ilerliyoruzdur.
Ama gelişmişlik oranımız, Ar Ge’ye ayırdığımız pay, kadınlarımızın okuma yazma oranı, çocuk gelinlerimiz, kadına şiddetimiz, işsizlik oranımız, dış ticaret açığımız hiç önemli değildir.
Bizim ülkemizin insanları hiç hata yapmaz. Hep hatalara kılıf bulunur. Hatanın nedeni hep başkalarıdır.
Bizler adeta zemzem suyu ile yıkanmış Orhan Baba her ne kadar “hatasız kul olmaz” dese de “hatasız kullarız”dır.
Paralel, simetrik, eşkenar, çokkenar ve bilimum geometrik yapılarımız vardır. Bu yapıları bulundukları makamlara biz getirmemişizdir. O atamaları yapanlar başkalarıdır. Veya bu insanlar bir gecede vahiy(!) inip, geometrik yapıya dönüşmüştür.
Bugün savcılığını üstlendiğimiz ve kahraman ilan ettiğimiz hukukçular, yarın vatan haini ilan edilir.
Başbakanımızı, bakanlarımızı ortada hiçbir suçları yok iken asıveririz. Sonra “pardon” deyip, onlara onurlarını iade edip, anıtlar dikeriz. Darbe yapıp, ülkenin yönetimine el koyanların isimlerini, caddelerimize veririz. Elinde 700 bin kişilik bir ordusu varken, darbe yapmamış genelkurmay başkanını, emekli olduğunda vatan haini ilan edip, örgüt kurmakla suçlarız. Sonra “pardon kumpas varmış” deyip, serbest bırakırız.
Hep birileri bize kumpas kurar. Bölgenin lideriyizdir, ama bölgede esamemiz okunmaz. Dün desteklerimizi, bugün terörist ilan ederiz.
Tartışmayı kavga olarak, uzlaşmayı da ödün verme olarak algılarız.
Evet, bir başkadır benim memleketim.

Gelişmiş demokrasi(!): Postmodern otoriterlik

Bizler kavramları hep kendimize göre algılarız ve yorumlarız.
Bir bakarız gelişmiş demokrasi söylemleri dilimizden düşmez.
Teorinin pratiğe dönüşümünü analiz ettiğimizde özünde gelişmiş demokrasimiz, literatürdeki postmodern otoriterliğe doğru ilerlemektedir.
Bizden olmayan, bertaraf edilmeli mantığı yönetim anlayışımıza doğalmış gibi yerleşmiştir.
Çoğunlukla, çoğulculuğu birbirine karıştırırız.
Demokrasi anlayışımız, çoğunluğa rağmen tüm azınlıkların haklarının korunduğu bir sistem değil, çoğunluğun istediğini yaptığı bir sistem üzerine kuruludur.

İyi Bayramlar

Bugün bu satırları sizlere bayramı zehir etmek için yazmıyorum.
Bunları sizlerde benimle beraber yılladır yaşıyorsunuz.
Burası bizim ülkemiz.
Başka ülkemiz yok.
Bu ülke kurulduğundan beri bizleri yöneten insanlar da bizim insanlarımız.
Bu ülke topraklarında doğmuş, Türk, Laz, Kürt, Ermeni,Yahudi, Çerkez, Boşnak, Arnavut ve diğerleri bizim insanımız.
Biz bu insanlarla beraber Osmanlı’ydık, biz bu insanlarla beraber Türkiye Cumhuriyeti’yiz.
Hepinize iyi bayramlar diliyorum
Tüm sevdiklerinizle beraber huzur ve barış içinde nice sağlıklı ve uzun yıllar ve de bayramlar diliyorum.