Bursa Hakimiyet

Bozbey çok üzülmüş

Bunun üzerine konu Mustafa Bozbey’e iletilir. Bozbey, konuyu kaymakamlığa taşır. ..
Konunun detaylarını öncelikle size aktarmak isterim. Bilindiği gibi Demirci Köyü’nün içinde 1200’lü yılların sonunda Alaeddin Bey tarafından yaptırıldığı söylenen küçük şirin bir cami vardı. Caminin kitabesi bulunmadığı için bu iddialar tarihçi ve sanat tarihçilerin görüşüydü.
1900’lü yıllara gelindiğinde cami cemaate yetemez hale geliyor ve mevcut caminin hemen yanına1980’li yıllarda yeni bir cami yapılıyor.  O zamandan bu yana eski cami yaklaşık 20 yıl kullanılmaz.
Daha sonra Nilüfer Belediyesi, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait bu yapıyı  restore ettirmek ve içine bir fonksiyon kazandırmak için çalışmalara başlıyor. Restorasyon projesi yapılıyor. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan  geçiyor. 2009 yılında yapılan ankette bölge yaşayanlarına bu restorasyon sonrası buranın hangi amaçla kullanılmak istendiğini soruyor. Bölge halkı oranın eğitim amaçlı ve/ya kütüphane olarak kullanılmasını talep eder. Daha sonra konu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna sorulur. Kurul buna yanıt vermek için Diyanet’ten ve İçişleri Bakanlığı’ndan görüş ister. Diyanet de, bakanlık da  kütüphane fonksiyonu açısından sakınca olmadığını söyler.
Sonuçta hepimizin katıldığı bir törenle 2010 yılında Nilüfer Belediyesi, kente bir çocuk kütüphanesi armağan etmiş oluyor.
Açılış sonrası kütüphane aktif biçimde  kullanılmaya başlanıyor. Bugüne kadar binlerce kişi kütüphaneden yaralandı ve çok sayıda da etkinlik gerçekleştirildi.
Ancak tüm bunlar olurken  2011 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü belediyeye bir yazı yazarak, oranın bir vakfa ait olduğu ve bir kanunun gereği olarak caminin ibadet dışında bir amaçla kullanamayacağını bildirir ve bir ay içinde vakıflara iadesi istenir.
2012 yılında belediye gerekli araştırmalarını yaparak, kütüphaneye yeni bir yer buluncaya kadar devam etmek istediklerini bildirir. Sonuçta 2012 yılının sonuna kadar belediyeye süre tanınır.


BOZBEY NE DEDİ?
Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bu konuya öncelikle çok üzüldüğünü belirterek şunları söyledi:
“Bu süreçte bizler gerek Vakıflar’dan, gerekse Diyanet’ten ve de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan tüm izinleri almıştık. Ama konu bu hale geldi. Özellikle bugünün Türkiye’sinde, Avrupa Birliği’ne hazırlanan Türkiye’de, tam demokrasiye geçme söylemlerinin olduğu Türkiye’de böyle bir olayın olmasına çok üzüldüm. Bizler zaten bu aşamalardan sonra o kütüphaneyi Misi Köyü’ne taşıma kararı almıştık. Sadece birkaç ay daha zamana ihtiyacımız vardı. O zamanı bildirdik. Orası zaten bir eğitim yeriydi. Camiler aynı zamanda eğitim yerleridir. Ama böyle aranmasına çok üzüldüm. Konu Emniyet Müdürümüze de iletildi, kendilerinin net bir talimatı yoktu. Ama birileri Emniyet’ten aramış...”
Sonuçta kim kaybetti? Demirci Köyü’ndeki çocuklar...