Bursa Hakimiyet

Bursa ve üçüncü kent olmak


“Yakın zamanda ayrı bir köprüden Körfez Bursa İstanbul ve İzmir’e bağlanacak. Bursa’nın çevre yolu hasreti vardı, geride kaldı. Yakın Çevre Yolu hasreti vardı, geride kaldı. Kent içi ge-çişleri geride kaldı. Şimdi hızlı tren, hava ve deniz ulaşımı var. Bursa özellikleri olan bir şehir. İmkanları olan, potansiyeli olan bir şehir. Çok yakın zamanda Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olacak. Bursa için yeni cazibe merkezlerine ihtiyaç var. Bakın termal şehri oluyoruz. Karacabey Yolu’nda 2 bin 200 dönümlük alana Büyükşehir Belediyemizin düşündüğü Disneyland gibi yeni cazibe merkezleri yapıldığında Bursa, bürokrasi şehri Ankara’yı bile zorlar.”
 Üçüncü büyük il olmak istemeyen herhalde yoktur. Hele hele başkenti zorlayan bir ilk olmak veya buna aday olmak veya hükümetteki bir bakanın böyle bir potansiyeli içinde yaşadığı kentte görmesi...
 

İLK ÜÇE GİDEN YOL HARİTASI
Bunların hepsi güzeldir. Ama bunlar olurken sadece şu veriler göz önüne alınmamalı:
“Nüfusumuz, ihracat rakamlarımız” bizi üçüncü sıraya getirmemeli...
Elbette onlar da olmalı. Ama onların ötesinde şunlar da mutlaka olmalı:
“Ben yaşı kırka yaklaşan üniversitemin, çeşitli alanlarda dünya çapında değerleri olan üniversitemin, hocalarını televizyondaki alanları ile ilgili konularda yorum yaparken izlemeliyim. Üniversitemiz, kentimizin ulusal düzeydeki ve uluslararası düzeydeki yüzlerinden biri olmalı. Kırk yılda bir Prof. Dr. Ali Yaşar Sarıbay, seksen yılda bir Prof. Dr. Tayyar Arı dışında çok sayıda hocamı görmeliyim. Hangi üniversitelerden, kimler konuşuyor? Allah için bir bakın...
Ayrıca, üniversitemin, kenti ilgilendiren her konuda (Kuş gribinden tutun da, kentsel dönüşüme kadar) bilimsel fikrini ve dünya gerçeğini paylaşması gerektiğini düşünüyorum...
Benim üniversitem, bu üniversiteden çıkmış, Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği (Prof.Dr.İlker Parasız) gibi en yüksek makamda görev almış bir hocasına, ders vermeme terbiyesizliği gibi bir terbiyesizlik yapmamalı. Ona kapısına araba gönderip, evinden aldırtıp ders verdirmeli...”
“Ben artık ulusal kanalların yılbaşı, bayram veya özel günlerde İstanbul dışında Anadolu’da yaptıkları canlı bağlantıların içinde Bursa’nın da olmasını istiyorum...”
“Bakın artık Sabah, Hürriyet, Habertürk, Milliyet, Posta gibi ulusal gazeteler Bursa ekleri veriyorlar. Bursa’da, gazete ve kitap okuyan kişi sayısının hızla artmasını arzulamaktayım...”
“Bugün dağ köylerimizde binlerce okuma-yazma bilmeyen kadınımız var. Ben Bursa üçüncü büyük il olurken, dağ köylerimizde okuma-yazma bilmeyen kadın kalmasın,  Bursa’nın okuma-yazma oranı yüzde 100 olmasını arzuluyorum...”
“Bursa’nın ikinci büyük ilçesinde, Yıldırım’da belediyenin Barış Manço Kültür Merkezi’nin dışında sinema ve tiyatro izleyebileceğiniz tek yer yok. İkinci büyük ilçemizde çok sayıda sinema olmasını, kentte sinema izleme oranının yükselmesini diliyorum...”
“Kentimizde dört bine civarında sivil toplum örgütü bulunmakta. Ben bu sivil örgütlerin, ulusal bazda adını duyurmuş, Türkiye’ de benzerlerine model olmuş, projeleri kopyalanmış STK’lar olmasını istiyorum...”
“İstanbul’dan sonra en fazla spor kulübü olan Bursa’nın, takımı Bursaspor’un her zaman ilk beşin içinde olmasını arzuluyorum. Bursalı eski futbolcuların da, ulusal kanallarda futbol yorumcusu olmasını bekliyorum...”
SON SÖZ
Evet, hiçbir şey tek bir kriterle değerlendirilemez. Üçüncü büyük kentte ulaşma sadece bu yukarıda sıraladıklarımla mümkün değildir. Yanı sıra, Bakan Çelik’in anımsattıkları ve de bunların ötesinde bu kentteki dinamiklerin ve bu kenti yönetenlerin, bu kentin içinden çıkan her alandaki başarılı birey ve kurumları sahiplenmeleriyle ilintilidir...
Üçüncülüğe hep birlikte ilerlemek dileğiyle...