Bursa Hakimiyet

Çehov ve Martı

Edebiyat dünyasından iki isim benim özelimde ayrıca ilgimi çeker. Türk şiirinin naif şairi Ziya Osman Saba’nın yaşama veda ettiği gün, ay ve yıl benim doğum günümdür. Yine Rus edebiyatının önemli ismi Anton Çehov ile 97 yıl arayla da olsa aynı gün doğmuşuzdur…
Anton Çehov’un yazdığı Ataol Behramoğlu’nun dilimize çevirdiği ve Levent Suner’in yönettiği Martı’yı salı akşamı izledik. Çehov yaşama değişik bakan bir yazar. O diyor ki “Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar. Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size”. Yaşamı, çevresini ve yaşamını sorgulama sürecinde olan kişiler için çarpıcı sözler. Bu sözler bilgece değil mi?
Çehov’un Martı’sı 19. yy sonu Rusya’sında geçer. Oyun, Moskova’dan uzak taşra hayatının sıkıntılı atmosferinde yüzyıl sonu çöküntüsüne odaklanır. Bu çöküntü aynı zamanda yaklaşan ekonomik ve sınıfsal değişimin de habercisidir.  Artık sonu gelen aristokrat kökenli bir aile ve yakın çevresinin, bu değişime ayak uyduramaması, oyunun dramatik özünü oluşturur. Böyle bir ortamda hiçbir oyun kişisinin geleceğe güvenle bakması, aşkına karşılık bulması ya da hayallerinin peşinden gitmesi mümkün değildir. Çehov her birinin öyküsünü, çıkışsızlığını ve çöküntü ortamındaki ortak yazgılarını ustaca gözler önüne serer...
Evet, Bursa Devlet Tiyatrosu’nda Anton Çehov’un Martı’sının prömiyerini izledik. Dekorunu  Ufuk Üsterman, kostümünü Sevgi Türkay, ışık tasarımını Ali Karaman’ın yaptığı ve dramaturgluğunu Füsun Ataman Berke’nin yaptığı oyunda Demet Oran, Erçin Işık, Reha Taşman, Cansu Yılmaz, Adnan Tunalı, Belgin Bilgin, Nergiz Acar, Cem Arabacıoğlu, Yener Sezgin, Murat Divitçioğlu, Burak Berkan, Burak Bektaş ve Gökçe Kurt rol alıyordu…
Bize güzel bir gece geçirten Bursa Devlet Tiyatrosu’nun sanatçıları ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz…

Karanlığa Işık Tuttum

Nuran Boyraz, eski bir gazeteci kardeşimiz. Gazetecilik sonrası uzun yıllar iş dünyasında ağırlıklı olarak iletişim alanında deneyimler kazandıktan bundan 3 yıl önce kendi adını taşıyan  Eğitim ve Koçluk Merkezi açtı. Bu merkezde çeşitli alanlarda eğitimler veriyor…
Boyraz kitabının girişinde “Bu kitap yaşamdan gücünü kaybetmişlere, yorulmuşlara; yaşamdan vazgeçmek üzere olup kendini diplerde hissedenlere adanmıştır. Onların karanlıklarına ışık tutup kendi yollarını bulmalarına yardımcı olacaktır” diyor…
Nuran Boyraz’ın “Karanlığa Işık Tuttum” isimli kitabı özünde kişisel gelişim alanında yazılmış bir kitap. 224 sayfalık kitap Ekin Yayınları’ndan çıktı. Nuran Boyraz’ı kutluyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum…