Bursa Hakimiyet

Çekül ve Gezi Parkı

Çekül Vakfı. Tam açılımı ile Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı. Bu vakıf 1990 yılından beri hizmet vermekte. Vakıf Başkanı Prof.Dr.Metin Sözen Hoca amaçlarını kısaca şöyle açıklamakta:
“Belge bırakarak, üretilen değerleri yaygınlaştırarak, üretirken öğrenerek ve öğreterek, somut ve somut olmayan doğal, tarihsel, kültürel varlıkların kalıcılığını ve sürekliliğini dikkate alarak, ülkeyi dünyanın gündemine taşımayı, dün olduğu gibi bugün de ana hedeflerden biri olarak görüyoruz.”  
ÇEKÜL Vakfı’nın başkan yardımcılığını da kurulduğu günden bu yana Mithat Kırayoğlu yapmakta…
Size neden ÇEKÜL’den söz ediyorum. ÇEKÜL tam olarak Taksim Gezi Parkı konusunun muhatabı olan bir sivil toplum örgütü. ÇEKÜL bu konudaki düşüncelerini kısaca şöyle ifade ediyor:
“Kentlerin sahipleri o kentlerde yaşayan tüm canlılardır. Konut politikalarından kamusal alanların planlanmasına kent halkı her aşamada söz sahibi olmalıdır. Kamusal alanlarda tüketim odaklı AVM’ler, oteller yerine kuşakları buluşturan parklara, meydanlara, yeşil alanlara ihtiyaç vardır.
İstanbul’da başlayıp tüm Türkiye’ye yayılan dayanışma ortamı halkın bu konulardaki hassasiyetini göstermiştir. Hükümetin         kentleşme politikası, ekolojik sorunlara yaklaşımı, katılımcı süreçten uzak genel politikaları Türkiye’de yaşayan tüm halkları, görüşleri ne olursa olsun tedirgin etmektedir.
Gezi Parkı direnişi bir sivil harekettir. Bu sivil sese şimdiye dek kulaklarını tıkayan; biberli gazla, tazyikli suyla halkına şiddet uygulayan polisi kınıyor; provokatif açıklamalara bir an önce son verilmesini istiyor, sorumluları istifaya davet ediyoruz.
Ortak talepler yerine getirilene kadar dayanışmayı sürdürecek, Gezi Parkı’nı boş bırakmayacağız!”

Ustaların Anısına

Bursa Tabip Odası ile Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından “Ustaların Anısına İşyeri Hekimliği Eğitim Günleri”  programı 23-26 Mayıs 2013 tarihleri arasında BOAB Yerleşkesi’n de gerçekleştirildi.  Etkinliğe 93’ü Bursa dışından olmak üzere toplam 192 kişi katıldı...
Yakın zamanda yitirilen Dr. Haldun Sirer ve Dr. Nazif Yeşilleten’in anısına düzenlenen etkinlikte toplam 13 oturumda bilimsel-teknik gelişmeler konunun uzmanları; sahadaki uygulama örnekleri ise uygulayıcıları tarafından sunuldu, deneyim paylaşıldı ve bir forumda işyeri hekimliğinin sorunları tartışıldı…
Bu bilimsel etkinlik sonunda da 2 sayfalık bir bildirge yayınlandı. Bu bildirgenin son paragrafını sizlerle paylaşıyorum:
“İşçi sağlığı hizmetlerinin etkinliğinin artırılması için odağa kâr değil, işçi sağlığı iş güvenliğinin öznesi olan çalışan konmalı, çalışan sağlığını koruma ve geliştirme uygulamaları ön plana çıkarılmalıdır. İşçi sağlığı uygulamalarının çok sektörlü bir yaklaşım gerektirdiği, başarı için çalışan katılımının zorunlu olduğu unutulmamalıdır. “