Bursa Hakimiyet

Çelik, Karaloğlu ve ‘Persona non grata’

Diplomatik jargonda ev ülkelerin istemedikleri veya casusluk yaptığına inandıkları diplomatik personel için kullandıkları deyim persona non grata, yani istenmeyen adamdır.
Bildiğiniz gibi CHP ve MHP’nin çatı adayı  Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, DSP, BTP ve DP tarafından da destekleniyor ve  yarın Bursa’ya geliyor.
Bu programın açıklanmasının ardından bir gün sonra valilik aynı tarihte, benzer kesimi davet ederek yetim iftarı düzenleyeceğini belirtmişti.  
 Bu konuda bir açıklama yapan CHP İl Başkanı  Çelik, Bursa Valisi Münir Karaloğlu’nu suçlayarak “Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir kamu görevlisi gibi davranmayıp, AKP’nin emrindeki biri gibi hareket eden Vali Karaloğlu’nu, ‘Persona non grata (İstenmeyen adam)’ ilan ediyoruz” dedi.
Çelik, ayrıca  AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülhamit Gül’ün 5 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısında, “tüm AKP’li belediyelerin ramazan ayının 15. gününde, ‘yetim iftarı’ düzenleyeceğini” açıkladığını anımsattı.
Bu konu ile ilgili olarak da Bursa Valisi Münir Karaloğlu twitter da yaptığı açıklamada; iftarın Ramazan’dan önce planlandığını söyleyerek “Böyle bir davete nispet yapmak” , “İftarları yarıştırmak” ve  “katılımı engellemek” ithamları için “dedikodudur, yakışıksızdır” dedi.

Kemal Ekinci ile açık açık

CHP Bursa Milletvekili Kemal Ekinci’nin Orhangazi’deki Divan Toplantısı’ndaki açıklamaları üzerine düşüncelerimi bu köşede paylaşmıştım.
Dün sabah Kemal Ekinci ile uzun bir sohbet yaptık. Kendisi siyasi yaşantısı boyunca parti içi demokrasiye önem verdiğini ve bunu hayata geçirmek için mücadele ettiğini söyledi.
Siyasi anlayışının temel felsefesinin “baştan silmek, yok edip yeniden kurmak” üzerine olmadığına dikkat çeken Ekinci, “gelişmiş demokrasinin temeli uzlaşma kültürüne, konsensüse dayanır. Bu kültüre sahip insan ve topluluklar sorunlarının çözümü noktasında, karar alma noktasında uzlaşırlar” dedi.
Günümüzde siyasette ilerlemenin temelinde bir lidere biat etmek, tabii olmanın yattığına dikkat çeken Kemal Ekinci, ayrıca bir itirafta bulundu.
Ekinci şöyle dedi:
“Hayatımın en mutsuz günlerini, milletvekilliğim döneminde yaşıyorum. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil. İçine girince gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. Burada her şey ‘ben yaptım, oldu bitti’ler üzerine kurulu. Bir Bursa milletvekili olarak genel başkanın Bursa ziyaretini SMS mesajı ile öğrenmek gerçekten çok üzücü.”

Destmal-i Şerif bağışı

Anımsayacağınız gibi Bursa Kent Müzesi’nde bir “Çengiç Beyleri” sergisi açılmış ve bu serginin açılmasını sağlayan Leyla İlova tüm sergilenenleri Bursa Kent Müzesi’ne bağışlamıştı.
Bunun ardından bu serginin hazırlanışı sırasında bir barutluk bulunur. Bunun içinde bir bez çıkar. Üzerinde Osmanlıca yazılar vardır. Bu incelendiğinde bunun Destmal-i Şerif olduğu ortaya çıkar. Bu da Bursa Kent Müzesi’ne bağışlandı.
Destmal-i Şerif padişah tarafından Hırka-i Saadet sarayda sergilendiğinde üzerine konmak için sarayda yapılan özel bir tülbenttir. Kişi bunun üzerinde Hırka-i Saadet’i öper. Ve padişah tören sonrası bunu en sevdiği kişiye verir. Kişiler de vasiyetlerinde bununla gömülmek istediklerini yazarlar.
Müzemiz önemli bir değer kazandı. Leyla İlova’ya saygılarımla.