Bursa Hakimiyet

CHP kongresi ve Bursa

Geçtiğimiz hafta içinde CHP’nin genel kurulu gerçekleşti. Adeta liste savaşlarına dönen ve YSK’ca PM seçimlerinin yeniden sayılması istenen genel kurulun CHP’ye ne kazandırıp, ne kaybettirdiği büyük bir soru işareti oluşturuyor...
Yeni CHP sloganı ile ortaya çıkılıp, adeta bir politik bir anagram yaparcasına Yeni’yi, Yine ‘ye çevirip eskiyi koruyan bir CHP görmekteyiz...
Yeni CHP  mantığı içinde partiyi gelecek 10 yıla taşıması beklenen insanlar veya o kuşak yaklaşık 30-45 yaşları arasındaki bir kuşağı oluşturuyor. Kadın kotasının dışında PM içinde bu kuşak adeta tasfiye edildi ve 68 kuşağı ile 78 kuşağı ağırlıklı bir yapı oluşturuldu. Hep bildiğimiz eski isimler var, PM’de. Bu isimlerle neler yapıldığı veya başarıldığı ise tarihin sayfaları arasında yazılı. Devrimcilikten söz ederek, statükoyu korumaya çalışmanın mantığını anlamakta güçlük çekiyorum...
Genel başkan konuşmalarında bilgi ekonomisi ve bilgi toplumundan söz ediyor. Bu PM ile hangi bilgi ekonomisi ve bilgi toplumunu yakalayacaksınız?
Çoğu günümüzün iletişim araçlarından yoksun ve uzak olan bu eski kuşakla ne başarılacak? Geçmişte neler başarıldığı(!) somut olarak yakın tarihimizin daha sararmamış sayfalarında durmakta...


BURSA’YA GELİNCE
CHP Genel Kurulu’na Bursa açısından bakıp, büyük bir erozyona tanık oluyorum...
Bakın Bursa’yı, İzmir ile kıyasladığımızda neler görüyoruz:
“ CHP İzmir 6 PM üyesi ile girdiği genel kuruldan, 8 PM üyesi ve 2 YDK üyesi ile çıktı. Bursa ise 3 PM üyesi ile girdiği genel kuruldan 1 parti meclisi üyesi ve sıfır YDK üyesi ile çıktı...”
Özetle, genel kurulda CHP Bursa Teşkilatı kaybetmiş oldu. Özellikle genel kurul sürecindeki, süreç yönetimini değerlendirdiğimizde Bursa delegasyonunun sınıfta kaldığını söylemek yanlış olmaz...
Burada tüm sorumluluğu CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik’e yüklemek de yanlış olacak. Nerede ise seçildiği gün bu konuyu kucağında buldu. Seçilir seçilmez de hemen genel kurul oluverdi...
Büyük bir destekle kazandığı seçimden sonra bazı ilçelerdeki homurdanmalar da CHP’nin geleceği için soru işaretleri oluşturuyor...
Ayrıca, PM Üyesi Sena Kaleli ile CHP Bursa İl Başkanı Metin Çelik’in büyük bir uyum içinde çalışacaklarını söylemek veya hayal etmek de, hayalciliğin ötesinde bir şey olmakta...


SONSÖZ
Artık CHP üzerinden şu “Küçük olsun, benim olsun” mantığını atıp, “Devletten paramız geliyor, iktidar olup sorumluluk taşımakla uğraşmayalım. Bakın krallar gibi yaşıyoruz” paradigmasından kurtulmalıdır...
Peşinden koşan milyonları hayal kırıklığına uğratmanın da bir sınırı vardır. Bu sınır da çoktan aşılmıştır. Acaba CHP bunun farkında mıdır?
CHP çok uzun bir süreçten sonra “Halkın konuştuğu dili konuşan” bir genel başkana kavuşmuştur. Bu avantajını, “Kurtlar sofrasındaki eski kurtlara” CHP yedirmemelidir...