Bursa Hakimiyet

Değerlerler Araştırması’nın değerlendirilmesi

Dünkü yazımda Dünya Değerler Araştırması’nın Türkiye sonuçlarını, Bahçeşehir Öğretim Üyesi Prof.Dr.Yılmaz Esmer Hoca’nın açıklamalarının ardından yayınlamıştım…
Şimdi de sizlere bu sonuçlara Esmer Hoca ve arkadaşlarının yaptığı bilimsel yorumları yazmak istiyorum…

Mutluluk ve hayattan doyumla ilgili sonuçlara baktığımızda özünde her şeyin güllük gülistanlık olduğunu. Sonuçlar bilimsel olarak şöyle açıklanıyor:
 “Temmuz 2011’de, halkın çoğunluğu, maddi ve manevi açıdan hayatından memnun ve mutludur…”

Güven ile ilgili olarak “Genel olarak insanlara duyulan güven ile, hükümete duyulan güven artarken, orduya duyulan güven, Güney Doğu Anadolu’da belirgin şekilde düşük” çıkıyor…
Siyasal katılım noktasında “ halkımız, dilekçe imzalamak, barışçı gösterilere katılmak gibi en konvansiyonel siyasal katılım ve protesto yöntemlerine bile sıcak bakamıyor. Çekingenlik son yıllarda artma eğiliminde.” görülüyor…
Sağ ve sol yelpaze noktasında “2011, sağ-sol yelpazesinde, ortalamanın en sağda  ölçüldüğü yıl oldu” sonucu ortaya çıkmakta...

DEMOKRASİYE BAKIŞ

Toplumumuzun demokrasiye bakışı noktasındaki sonuç ise şöyle:
“Bütün toplumlar gibi, Türk toplumunun da rejim tercihi tartışmasız demokrasidir.  Ancak, soyut düzeyde belirtilen bu tercih, iş demokrasi tanımına gelince hayli karışmaktadır.  Güçlü lider özlemi belirgin.  Küçümsenmeyecek sayıda insan, ailenin korunmasından fiyat kontrolüne kadar pek çok hususu demokrasinin özelliği olarak görmektedir…”

HOŞGÖRÜDEKİ HOŞGÖRÜSÜZLÜK

Hoşgörü noktasındaki halimize gelince ortaya çıkan sonuç şöyle değerlendirilmekte: “Türkiye’de hoşgörü düzeyleri, bazı iniş çıkışlar gösterse de, daima dünya ortalamalarının çok altındadır.  Başka ırktan, başka dinden, başka renkten, hattâ başka düşünceden komşu istemeyenlerin oranları hayli yüksektir.  Ancak son yıllarda, Avrupa ülkelerinde müslüman komşu istemeyenlerin oranları da (genelde bizim Eşdeğer oranlarımızın çok altında olsa bile) ihmal edilebilecek düzeylerde değildir…”

Milliyetçilik konusundaki durumumuzu hocalar şöyle değerlendirmekte:
“Milliyetçilik konusunda, belirgin bir yükseliş   veya düşüş gözlenmiyor.  Ancak bölgelere göre önemli farklılıklar var.  Orta Anadolu ve Doğu Karadeniz bu konuda öne çıkarken, Güney  Doğu Anadolu izlenmeye değer…”

Din konusunda ise toplumumuzun ortaya çıkan sonuçları beklendiği gibi:
“Bu araştırmanın bulguları da, dini değerler konusunda bundan önceki pek çok araştırmanın   bulgularını teyit ediyor.  Toplumumuz, Avrupa’nın  ve hattâ dünyanın, dinine en bağlı   toplumlarından biri.  İbadet konusunda da büyük   çoğunluk kusur etmiyor.  Bilime de büyük saygı duyan toplum, bilim ile din çeliştiği zaman bocalıyor ve bölünüyor…”

ERKEK KADIN KONUSUNDAKİ FACİA

Erkek-kadın eşitliği noktasındaki facia şöyle değerlendiriliyor:
“Kadın-erkek eşitliğinin yaygın bir değer olması isteniyorsa, Türkiye’nin bu konuda önünde uzun  bir yol bulunduğu görülüyor.  Düşünce yapısı açısından son 15-20 yıl içinde bu yönde bir gelişme gözlenmediği gibi, bazı alanlarda eşitlikçi değerlerden daha da uzaklaşıldığı söylenebilir. Kesin olan bir bulgu da, erkek üstünlüğünü vurgulayan değerlerin, kadınlar tarafından da önemli ölçüde benimsenmiş, içselleştirilmiş olması…”        
          
AİLENİN ÖNEMİ ORTADA

Toplumun büyük kesimde aile ön planda. Bu konudaki sonuç değerlendirilmesi şöyle olmakta:
“Aile, evlilik ve çocuk, temel değerler arasında en önde yer alıyor.  Bu konuda, 20 yıl içinde herhangi bir değişim gözlemlenmiyor…”

Sıkıntılar ve endişeler noktasındaki durum şöyle okunmakta:
“Oranları çok yüksek olmasa da, belli bir kesim, yeterli yemek bulamamaya kadar varan sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor. Yeterli yemek bulamadığını söyleyenlerin oranı %15. Bu beyanda %100 abartı bulunduğunu varsaysak bile, sayı olarak 5 milyon insan söz konusu.!”