Bursa Hakimiyet

Dünya Limit Aşım Günü

İnsanoğlu misafir olduğu ve gelecek kuşakları için kendisine emanet edilmiş olan dünyamızı hunharca kullanmaya devam ediyor. Bu olay en gelişmiş ülkesinden, en geri kalmış ülkesine kadar acımasız bir biçimde yapılmakta...
Sanayi devrimi ile başlayan süreç insan uygarlığının süratle gelişmesine yol açarken; hesapsız, kitapsız ve öngörüsüz üretim modelleri veya o günün koşulları gereği olan yöntemler süreçte global ısınma, ozon tabakasında Avrupa kıtası büyüklüğünde bir delik, kutupların erimeye başlaması, mevsimlerin birbirine karışmasını getirdi...
Bu konu ile ilgili olarak dünyada ülkeler çeşitli protokollere (Kyoto Protokolü v.b.) imza atsalar da, karbon kökenli yakıtların (kömür, petrol ve doğalgaz) kullanımı had safhada, yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar ve su) ilgi gösteren çok az...
KÜRESEL AYAK İZİ AĞI
Dün Dünya Limit Aşım Günü’ydü. 20 Ağustos ‘ta, yani dün bu yıl gezegenin bize sunduğu doğal kaynakları tükettik. Bu yılın geri kalanında yaşamımızı gelecek yıldan ödünç alarak sürdüreceğiz. Özetle insanoğlu, 2013 yılı içinde dünyanın kendini yenileme hızından, daha fazla ve hızlı bir biçimde dünyamıza zarar verdi. Dünden itibaren önümüzdeki yıldan ödünç alıp, yaşamımızı sürdürüyoruz...
Bu konuyu biraz daha açarsak, insanoğlunun yemesi, içmesi, araba kullanma süresi, ısınma için doğaya saldığı zararlı gazlar, temel tüketim, beyaz eşya ve her türlü tüketim ve kullanımının karşılığından doğaya vermiş olduğu zarar, doğanın kendini yenileme hızının çok üzerinde olduğunda bu yılı 20 Ağustos’ta tükettik...
Bu konuda dünya çapında çalışmalar yapan Dünya Doğayı Koruma Vakfı , WWF’in stratejik ortağı olan Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network - GFN) tarafından yapılan son çalışmaya göre, 20 Ağustos’ta Ekolojik Ayak İzimiz gezegenin kapasitesini aştı. Dünya Limit Aşım Günü, insanlığın talebinin doğanın bir yıl içinde sunduğu miktarın üzerine çıktığı gün olarak her yıl GFN tarafından açıklanıyor. GFN verileri, Dünya Limit Aşım Günü’nün 2011 yılından beri her yıl üç gün öne kaydığını gösteriyor...
EKOLOJİK AYAK İZİ VE AÇIK
Bu konudaki iki kavramı açmak istiyorum. Bu kavramlar Ekolojik Ayak İzi ve Ekolojik Açık. WWF Ekolojik Ayak İzi kavramını “ İnsanlığın doğa üzerindeki talebi; gıda gereksinimi, hammadde temini ve karbondioksitin özümsenmesi olarak ayrı ayrı ölçülüyor. Buna Ekolojik Ayak İzi deniyor” biçiminde açıklamakta...
İşte burada  gezegenin doğal kaynakları bir yıl içinde yenileme ve atıkları özümseme kapasitesi, Ekolojik Ayak İzi ile karşılaştırılıyor. GFN verileri, gezegenin 12 ayda ürettiği doğal kaynağı 8 ay içinde tükettiğimizi gösteriyor. Yılın geri kalanında ise doğal sermayeyi tüketmeye başlıyoruz...
Ekolojik açık ise “balık stoklarının, ağaçların ve diğer doğal kaynakların tükenmesiyle, karbondioksit gibi atıkların atmosferde ve okyanuslarda birikmesiyle” ortaya çıkıyor. Aşırı tüketim ile ormanlar daralıyor, biyolojik çeşitlilik kayboluyor, balıkçılık azalıyor, toprağın verimi düşüyor, gıda sıkıntısı baş gösteriyor, atmosferde ve okyanuslarda daha fazla karbondioksit birikiyor. Bütün bunlar doğa üzerinde baskı oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomiyi baltalıyor. Ormanların ve okyanusların özümseyebileceği miktardan daha fazla sera gazı emisyonunun açığa çıkmasının sonucu olan iklim değişikliği, ekolojik limit aşımının en önemli ve yaygın etkisi olarak gezegendeki yaşamı tehdit ediyor...
Unutmayalım “Başka Dünya Yok”...