Bursa Hakimiyet

Ekonomiye bakış (1)

Türk ekonomisi son 10 yıl içinde büyük gelişmeler gösterdi. Bu gelişmelerin çoğu olumlu sayılabilecek gelişmelerdi. Ama bazıları ise ekonomimizde değişik yaralar açtı…
Öncelikle çok sağlıklı bir yapıya oturtulan bankacılık sistemimiz ekonomimizin en büyük kazancı oldu. Bu arada Türkiye son 10 yılda bol sayılabilecek para kaynakları buldu. Bunların bir bölümü özelleştirilmelerle sağlandı, bir bölümü de ağırlıklı olarak körfez kökenli dış kaynak ve dış yatırımlarla sağlandı…
Bu durum Türkiye’yi bol parası olan bir ülke gibi gösterdi ve her konuda tasarruftan uzak bir yaşam sürdük…
Bunlar olup biterken 10 yıldır baskılanan döviz kurları nedeniyle ihracatçımızın beli büküldü. Bu zaman boyunca artan maliyetlerin yükü ihracatçıya bindi. Ucuz döviz birçok ithal ürünün miktarını artırdı. (İhracat karşısında ithalatın oranı devamlı artış gösterdi) Yani tarım ve sanayi üretimimiz ithalata bağımlı hale geldi. Ardından da doğal olarak bu durum özellikle sanayide istihdamı olumsuz etkiledi…
BAZI VERİLER
2013 yılı verilerine göz attığımızda elektrik üretimi 2013 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azalarak 22 milyar 215,1 milyon kWh oldu. 2 Ağustos 2013 tarihi itibarıyla 2013 yılı Temmuz ayı sonuna göre mevduat bankalarının yurtiçi TL mevduatları yüzde 0,6 oranında azaldı.  Aynı dönemde mevduat bankalarının yurtiçi kredileri 2 Ağustos 2013 tarihi itibarıyla 2013 yılı Temmuz ayı sonuna göre yüzde 1,1 oranında artarak 795,2 milyar TL seviyesine çıktı. Kredilerin mevduatlara oranı ise yüzde 110,8 olarak gerçekleşti. Mevduat bankalarının yurtiçi menkul kıymetleri 2 Ağustos 2013 tarihi itibarıyla 2013 yılı Temmuz ayı sonuna göre yüzde 0,8 oranında azaldı ve 227,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Menkul kıymetlerin mevduatlara oranı ise bir önceki ay sonundaki yüzde 32 seviyesinden yüzde 31,7 oranına düştü…
Ocak–Haziran döneminde, dış ticaret açığı 2012 yılının ilk 6 ayında  42.7 milyar dolar iken, 2013 yılında yüzde 17.4 artış ile 50.6 milyar dolara yükseldi. Bunu rakamsal bazda irdelersek 2012 yılının ilk 6 ayında 100 dolarlık ithalata karşı 63.3 dolar ihracat yapıldı. Bu rakam 2013’te  59.8 dolara düştü…
ŞİMDİ NE OLACAK?
Şu anda dünya ekonomisine göz attığınızda bir yandan Amerikan Merkez Bankası diyebileceğimiz FED’in tahvil alımları karşısındaki tavrı ve özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyadaki özellikle kaos ortamı döviz kurlarındaki artışı beraberinde getirdi. Özünde 10 yıldır baskılanan ve TL’yi değerli gösterme-ye çalışan bu uygulamanın özünde doğal haline dönmeye başlaması bizim gibi doğal kaynakları (enerji) olmayan ve sadece üretimi (üretip, ihraç ederek) ile ayakta durmaya çalışan gelişmekte olan ülkeler için önemli…
Bu arada artık ülkemizde satacağımız KİT kalmadı. Dış yatırımlar da durakladı. Süreç bi-zim dış ticaret açığımızın artmasına neden olacak görünüyor. Döviz kurlarındaki artış ihracatçıyı sevindiriyor gözükmesine karşılık ihracat içinde ithalat payı yüksek olanlar zorlanacak. Bu durumun yatırım ve istihdama katkısının ne olacağını da zaman gösterecek. Ama dövizle borçlanmış olanlar sıkıntı yaşayacak...
Şu sıralar yaşadığımız finansal gerginlikler 2001’deki gibi büyük krize dönüşmezse, ülkeden para çıkışları sınırlı olacaktır...
Ekonomide ne yapılmalı? Bu sorunun yanıtını yarınki yazımda vermeye çalışacağım…