Bursa Hakimiyet

Ekonomiye bakış(2) Yapılması gerekenler

Sizlere dünkü yazımda ekonomimizin genel bir görüntüsünü çizmeye çalıştım. Genel olarak baktığımızda önemli olanın şimdiki finansman ihtiyacımızı taze para girişiyle karşılamak olduğunu görürüz. Bunu karşılayamazsak  altyapı veya fabrika yatırımları için daha az yatırım malı, yurtiçinde üretimde kullanılmak üzere daha az ara malı ve daha az enerji ithalatı yapmak zorunda kalacağız…
Bir de Haziran 2013-2014 gelecek 12 aylık dönemde dış açığın 60 milyar dolar olacağını varsayarsak, bu dönemde vadesi gelen dış borç toplamı ise 165 milyar dolar olacak. Yani dış finansman ihtiyacı 225 milyar dolara çıkacak. Bu hiç göz ardı edilmemeli…
Bugün ise ekonomimizin bu konumunda devletin, bankaların, şirketlerin ve kişilerin ne yapması ile ilgili konunun çeşitli uzmanları ile görüşmelerden sonra edindiğim bilgileri özetlemeye çalışacağım…
Bilindiği gibi çalkantılı günlerde, aşırı tepki vermeden stabil kalmak genel bir tavsiyedir. Bu noktadaki öneriler şöyle derlenebilir:
DEVLETİN YAPMASI GEREKENLER
Öncelikle yapısal alanda yapılması gereken yasal düzenlemeler söz konusu. Bunlar “kamunun işleyişi ve kaynakların önceliklere göre kullanımına ilişkin düzenlemeler, işverenler üzerindeki kamunun, parasal ve bürokratik yüklerin azaltılmasına yönelik düzenlemeler” başlıkları altında toplanabilir…
Ülkemizin tek şansının kaliteli üretim ve ihracat olduğu unutulmamalı ve özel sektöre dünya ölçeğinde rekabet gücünü artırıcı destekler  verilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalı. Bu noktada kamu- özel sektör-üniversite –sivil toplum birlikteliği ile yeni bir Türkiye stratejisinin belirlenmesinin önemli olduğunu düşünmekteyim…
Burada makro hedeflerin şartlara uygun revize edilmesi, devlet  bütçesinde, kurumlarında ve bireylerde tasarruf etmeye yönelik ciddi önlem ve teşvikler uygulanmalı…
Bu noktada ilgili ilgisiz devletin her kademesindeki kişi ekonomi ile ilgili konuşmakta. Bu önlenmeli. Devletin ilgili olmayan birimleri finansal konularda (faiz-kur) uluorta konuşmamalı…
BANKALARIN YAPMASI GEREKENLER
Bankalar aşırı kar hırsını terk etmelidirler. Kriz dönemlerinde kredili müşterilerine daha anlayışlı ve esnek davranmalıdırlar. Verdikleri kredilerde; kazanılan para türü ile kredi türünün aynı olmasına özen göstermelidirler. Kaynak ve kullanım faiz oranlarındaki makası makul seviyede tutmalıdırlar. Özellikle bireysel kredilerde limitler, kişilerin harcama temayülüne göre değil, ödeme gücüne göre belirlenmeli...
ŞİRKETLERİN YAPMASI GEREKENLER
Göz önüne alınması gereken bir konu gelişmekte olan ülkeler içinde sayılan Türkiye’de ortalama 4-5 yılda bir kriz oluştuğudur. Aşırı kredi kullanma yerine öz kaynaklara dönüş olmalıdır. Kredi kullanımlarının gelirdeki para türüne göre olmasına özen gösterilmelidir.
Teknoloji ağırlıklı işler yanında inovasyona ve Ar-Ge’ye özen gösterilmelidir. İşletmelerde verimli çalışma ciddi ve kontrol edilebilir kural haline getirilmeli. Stratejik yönetim kavramı benimsenmelidir. Risk kavramı ve işletmelerde “risk yönetimi” işletmelerin üst yönetiminde ve her kademesinde yer bulması gereken kavram olmalı. Üst yönetim içinde ayrı bir departman oluşturulmalı ve şirketlerde her türlü tasarruf usulleri öğretilmeli, uygulanmalıdır…   
KİŞİLERİN YAPMASI GEREKENLER
Uzmanlar bireylerin yapması gerekenleri de şöyle özetlemekte:
“Tasarruf alışkanlığı edinilmeli, yaratılmalı. Gelire göre harcama ve kontrol edilebilir borçlanma ilke haline gelmeli. Borç alma zorunluluğu varsa, doğru kredi enstrümanı ve doğru taksitlendirme seçilmeli. Kazanılan para türüne göre borçlanılmalı. Bireysel finansman danışmanlığı alınmalıdır…”