Bursa Hakimiyet

Etay neden kapandı?

İş dünyası içinde zaman zaman ekonomik sıkıntıya düşüp, bazı kuruluşların kapanmalarına tanık olduk.  Üzüldük, üzüntülerimizi paylaştık. Ama bu durumun yani batmadan bir şirketin o alandan çekildiğine pek tanık olmamıştık. Onu da gördük…
Geçtiğimiz ay içinde yapılan BUSİAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısında ETAY Giyim’in sahibi Mehmet Arif Özer firmasını kapatma kararı aldığını gerekçeleriyle açıklamıştı…
Bu herkesi şaşırttı. Çünkü ETAY Giyim 1988 yılının ocak ayında modaya yönelik bayan dış giyim imalatı ve ihracatı yapmak üzere kurulan, 200’m2’lik bir atöl-yede beş kişi ile başladığı iş hayatında; Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde 10.000 m2 kapalı alan ve 550 çalışanı ile devam eden bir kuruluştu. 25 yılda 250 milyon dolardan fazla üretim ve ihracat yaparak binlerce çalışana istihdam olanağı sağlamış ve ülkemize döviz kazandırmıştı. Bursa’da onlarca kez vergi ve ihracat ödüllerine layık görülmüştü. Kurulduğu ilk günden itibaren, çalışanlarına ve paydaşlarına uyguladığı etik, ilkeli tutum, davranışlarıyla ve kalite anlayışıyla sektörde örnek olmuş, yurtdışı ilişkilerinde Türk imajını olumlu bir şekilde yansıtmıştı. Türkiye’de ilk ISO 9001 belgesi alan konfeksiyon şirketlerinden biri olan Etay Giyim, 2002 yılında EFQM(Avrupa Kalite Yönetim Vakfı) Kalder Kalite Başarı Ödülü kazanmıştı. 2003 yılında Türkiye’de bir ilk olarak Türkiye Etik Değerler Merkezi ile Ethics Resource Center işbirliği ile düzenlenen Kurumiçi Etik Yönetmenliği eğitimleri sonrasında, Kurumiçi Etik Sistemi oluşturan ilk Türk KOBİ şirketi olmuştu…
SONSÖZ
Etay’ın hiçbir bankaya kredi borcu yoktu. Başka kimseye de borcu yoktu. SSK prim borcu ve vergi borcu da yoktu. Mehmet Arif Özer çalışanlarının tamamını karşısına alıp, onların tüm tazminatlarını ödeyip,  helalleşerek yollarını ayırdı…
Mehmet Arif Özer almış olduğu kararı özetle şöyle gerekçelendiriyordu:
“Faaliyette bulunduğumuz 25 yıllık dönemin özellikle son 10 yılında Merkez Bankası düşük döviz, değerli Türk Lirası tabanlı kur politikaları süregelmiştir. Bu durum, özellikle bizim gibi satışlarının yüzde yüzü ihracat olan firmaların kâr oranlarını sürekli aşağıya çekmektedir. Çünkü, yapılan zamlarla işletme içi enf-lasyon yükselmekte ve girdi maliyetleri sürekli artmaktadır,  öz kaynaklarımız sürekli erozyona uğramaktadır. Bu politikaların önümüzdeki yıllarda da süreceği öngörüsünün hakim olması, bu kararı almamızın temel nedenidir…”
Evet, Mehmet Arif Özer fabrikasını kapattı. Ama bu onun iş yaşantısından çekilmesi demek değil. O bundan sonra farklı bir sektörde her zamanki gibi özel işler yapacak…
Üzülmedim desem yalan olur. Çünkü Mehmet Arif Özer’in çalışanlarından ayrılırken yaşadığı duygusal yoğunluğu biliyorum. Ama bu olay başlı başına üniversitelerde anlatılması gereken bir case study/vaka çalışması. Özellikle girişimçilik alanında bir kurumun batmadan nerede durması gerektiğini ve de girişimcinin egosunu nasıl aşması gerektiğine de çok özel ve güzel bir örnek. Adeta bir model…
Mehmet Arif Özer ve Serpil Özer’e yeni yaşantılarında sağlık ve mutluluk diliyorum…