Bursa Hakimiyet

Felsefe, şehir ve Bursa

“Seviyorum, peşinden koşuyorum, arıyorum” anlamına gelen “phileo” ve “bilgi, bilgelik” anlamına gelen “sophia” sözcüklerinden türemiş bir kelimedir. Bu bağlamda Philosophia=bilgelik arayışı, bilgiyi sevmek, araştırmak ve peşinde koşmak anlamlarına gelir.  “Filozof” kelimesi de bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişi anlamındadır…
Toplumumuzda pek ilgi görmeyen felsefe, deyişlerimize, şiirlerimize ve şarkılarımıza yer ederken; felsefe yapmak kavramı, genel bakış ile olumsuz veya alaycı bir algı yaratır…
Felsefe; varlık, bilgi, gerçek, adalet, güzellik, doğruluk, akıl ve dil gibi konularla ilgili genel ve temel sorunlarla ilgili yapılan çalışmaları kapsar…
 

FELSEFE KONGRESİ
Birincisi 12-14 Ekim 2011 tarihinde gerçekleşen ve açılış konuşmasını ABD’ li felsefe akademisyeni Prof.Dr. Oliver Leaman’ın yaptığı, kapanış konuşmasını Paris Sorbonne Üniversitesi’nden Prof.Dr. Jean-Michel Besnier’in yaptığı I.Uluslararası Felsefe Kongresi’nin ana teması Fransız İhtilali’nin üç temel kavramı olan ‘’ özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ‘’ kavramları üzerine kuruluydu…
Şimdi de 11-13 Ekim 2012 tarihinde Uludağ Üniversitesi Mete Cengiz Konferans Salonu’nda II.Uluslararası Felsefe Kongresi düzenleniyor. Bu toplantının ana teması da “Şehir ve Felsefe” olarak belirlendi…
II.Uluslararası Felsefe Kongresi Genel Koordinatörü ve Bursa Kent Konseyi Felsefe Çalışma Grubu Koordinatörü Dişhekimi Gürkan Kaya Bursalı felsefeseverleri bu önemli toplantıya davet ederken, şunları söyledi:
“Başta T.C. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi   ve Uludağ Üniversitesi  olmak üzere  Nilüfer Belediyesi,  Bursa Kent Konseyi, Nilüfer Kent Konseyi, Bursa Türk Fransız Kültür Derneği, Türkiye Felsefe Derneği, BUSİAD, Uludağ Felsefe Derneği,Uludağ Felsefe Topluluğu’na minnettarlıklarımı sunarım…”
 

ŞEHİR VE FELSEFE
Toplantının ana teması olan Şehir ve Felsefe’de amaç şu sorulara yanıtlar bulabilmek:
“Üzerinde topluluklar halinde yaşadığımız her geçen gün nüfus yoğunluğunun ve sorunlarının arttığı ve kontrol edilemeyen bir aşamaya geldiği şehirler, gelecekte nasıl olacak? Nüfus yoğunluğu ne olacak?  Trafik nasıl olacak? Ulaşım hangi araçlarla ve ne şekilde olacak? Nasıl bir şehir hayal ediyoruz? Nasıl bir şehirde yaşayacağız? Şehir- insan ilişkisi nedir ve şehrin kimliği, karakteri, kişiliği olabilir mi? Şehir kendi kendini geliştirebilir mi? İnsan topluluk halinde yaşamasa felsefe var olabilir miydi? Yerel yönetimler şehirleri tasarlarken felsefeden ne kadar yararlanmaktadır ve kısa, orta ,uzun vadeli şehir projelerinde felsefeden ne kadar faydalanmaktadır?”
Evet, felsefeseverler ajandalarına bu önemli toplantının tarihini kaydetsinler. Düşünen , sorgulayan, yanıtlar arayan beyinler toplumları geleceğe taşıyacak beyinlerdir. Felsefeden korkmayın. Felsefesiz kalmayın…