Bursa Hakimiyet

Geleceğe hazırlanmanın ardından

11. Bursa Kalite ve Başarı Sempozyumu geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi. İki gün boyunca ulusal ve yerel bazda tanımış 27 konuşmacıyı dinledik. Onların konuşmaları  bizlere değişik bakış açıları sağladı. Sempozyuma 3 bin 500 katılımcı katıldı. Sempozyumdan bir gün önce de tam 8 çalıştay gerçekleştirildi. Bunlara da yaklaşık 100 kişi katıldı...
Bildiğiniz gibi sempozyum KalDer Bursa Şubesi ve BUSİAD ortaklığıyla düzenlenmekte. Bu iki kuruluşun da aynı zamanda üyesi olan bir kişi sıfatıyla bazı konulardaki değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum...
Onbir yıl boyunca Bursa’da düzenlenen bu güzel etkinliğin tamamını baştan sona izlemiş bir kişiyim. Aynı zamanda da bu süreç zarfında İstanbul’da düzenlenen Ulusal Kalite Kongreleri’ni de izleyen bir kişiyim...

KONGRE İYİLEŞTİRME NOTLARIM

Bu değerlendirmelerime istersiniz izleme notları, isterseniz iyileştirme notları da diyebilirsiniz...
Her geçen gün sempozyuma kamu kuruluşlarının ilgisi ve özellikle eğitim ile ilgili kamu kuruluşlarının ilgisi artmakta. Bu güzel bir şey. Bu güzelliğin yanında sanayi kuruluşlarının ilgisinde de bir azalma gözlemekteyim. Bu kuruluşların ilgisi yanında patron bazındaki katılımlar da yok denecek düzeye vardı...
Ayrıca sempozyuma akademik odalar ve Bursa protokolünün de katılımı noktasında bir düşüş gözlenmekte. Eskiden toplantılarda çok sayıda oda başkanı, idari ve mülki amir,  çok sayıda STK temsilcisi, hatta eski rektör ve belediye başkanlarımızı da görürdük...

ÖDÜL TÖRENİ ÜZERİNE

Ödül töreninde ise bugüne kadar 11 yıldır yaşanmamış bir şey yaşandı. Ödül töreninin kokteylinde içki verilmeyeceği söylendi. Gerekçe olarak da kamudan böyle bir talep geldiği ve okullar olduğu için böyle yapıldığı söylendi. Bu komik bir gerekçeydi. Çünkü, yıllardır kamu kuruluşları ve okullar bu sürece katılıyordu...
O gece boyunca herkesin ortak konusu bu konu oldu. İçkisiz bir kokteylin adına ikram dense daha güzel olurdu. Kal Der ve BUSİAD sadece bir dünya görüşüne sahip insanların oluşturduğu organizasyonlar değiller. Onların üye profilleri içinde her çeşit dünya görüşüne sahip insanlar bulunmakta. Hani belirli bir dünya görüşüne sahip insanların kurmuş oldukları SİAD’ları anlarım ve onlara saygı duyarım. Onların toplantılarında zaten böyle bir beklenti söz konusu değildir. Ama burada olmaz...
Bakın kamu yöneticilerinden böyle bir talep gelmiş ise  ortada bir kriz var demektir. Krizin de yönetilmesi gerekir. Bunu yönetmek de, bu kadar zor bir şey değildir. Yaşam kalitesi panelinin ardından yapılacak bir anons ile insanları fuayede zenginleştirilmiş bir kahve molasına davet edersiniz. Salondaki düzeninizi bozmazsınız, oturma düzeni içinde ödül töreninizi yaparsınız. Aynen İstanbul’da olduğu gibi. Kimse de size bir şey demez...
Bence bunlar iyileştirilmesi gereken konular. Tüm bunlara rağmen bizlere iki güzel ve verimli gün yaşatanlara teşekkür ediyorum...