Bursa Hakimiyet

Gemlik’e doğru AK Parti’yi göreceksin!

Arapsaçına  dönen Gemlik Belediye Başkanlığı seçimini AK Partili Refik Yılmaz kazandı. Öncelikle kendisine hayırlı olsun diyorum. Bu seçimin en ilginç yanı kim olduğu belli olmayan (gizli oylama nedeniyle) bir CHP’li üyenin de, AK Parti’ye oy vermesiydi…
Şöyle bir geçmişi anımsayalım. Yerel seçimlerde Gemlik’i CHP Mehmet Fatih Güler ile kazanmıştı. Başkanın dışında 13 belediye meclis üyesi çıkaran, CHP’nin dışında AK Parti 9,  MHP de 3 belediye meclis üyeliği kazanmıştı…
Süreçte bazı soruşturmalar nedeniyle Başkan Güler ve 2 belediye meclis üyesi (aynı zamanda başkan yardımcıları olan Cemil Acar ve Özkan Ateşli görevden alındı. CHP’nin başkan hariç üye sayısı 11’e düştü. Bundan önceki başkan seçiminde bir MHP’li üye (Mehmet Çelik) bağımsız kalıp, AK Parti’yi destekledi…
Ayrıca, muhafazakar kökenli bir CHP’li üye de (Muharrem Sarı)  pazarlıklarda istediği sonucu alamayınca, CHP’den ayrıldı ve AK Parti’yi destekledi. Sonra da AK Parti’ye geçti. Böylece AK Parti  oyu 11 oldu ve seçimi kazanırken, CHP’nin sandalye sayısı 10’a düşmüş oldu. Bunun üzerine görevden alınan meclis üyeleri istifa edince, yerlerine yedek listeden iki üye geldi ve CHP yine 12 sandalye ile çoğunluğu kazandı…
Perşembe günü Gemlik’te seçim vardı. Herkes 12 sandalyesi olan CHP’nin seçimi kazanacağını düşünürken, tam tersi oldu. Bir CHP’li üye (CHP’lilerin kim olduğunu bilmedikleri ama aramızdaki çürük domates diye sıfatlandırdıkları) AK Parti’ye oy verince seçimin galibi AK Partili Refik Yılmaz oluverdi…
Buna ne demeli?
Öncelikle AK Parti’yi kutlamalı. CHP’ye de “Bravo zaten sizden bu beklenirdi” demeli. Bunun üzerine de Büyük Usta Orhan Veli’nin 1942’de yazdığı şu şiiri revize etmeliyiz:
“Gemlik’e doğru
Denizi göreceksin;
Sakın şaşırma.”
Bana göre şiir şu iki versiyondan biri olmalı:
“Gemlik’e doğru
AK Parti’yi göreceksin;
Sakın şaşırma.”
Veya
“Gemlik’e doğru
Çürük domatesi göreceksin;
Sakın şaşırma.”
Siz ne dersiniz?

İyi ve güven
Birkaç gündür Türkiye Değerler Araştırması sonuçlarını ve değerlendirmelerini yazıyorum. Orada güven konusu da işlenmişti. Bir dostum,  “İyi ve Güven” kavramları üzerine deyişler göndermiş sizlerle paylaşmak istedim:
“İyi  kızım/oğlum var diye güvenme: Evlendirmeden...                                                                      İyi komşum var diye güvenme: Büyük derde düşmeden...                                                                                      İyi arkadaşım var diye güvenme: Başına belâ gelmeden...                                                                               İyi eşim var diye güvenme:  Hastalanıp yatağa düşmeden...                                                                  İyi kardeşim var diye güvenme:  Araya miras meselesi girmeden...                                                                İyi mahsûlüm var diye güvenme:  Ambarına buğday girmeden...                                                        İyi dostum var diye güvenme:  Araya dost görünen biri girmeden...”