Bursa Hakimiyet

Hamili kart ve nepotizm!

Ülkemizde adam kayırıcılık, akraba kayırıcılık, yeğenimdir, mantığı elbette yaygındır. Toplumumuzda insanlarımız arasında bir iş yaptırırken, birilerini bulmak, birileri aracılığı ile iş yaptırmaya çalışmak adeta bir adetimiz haline gelmiştir. “Hamili kart yakınımdır” kartvizitinin her kapıyı açacak bir anahtar olduğunu sanırız...
Bu adam kayırıcılığı genelde az gelişmiş veya gelişmekte olan toplumlarda olduğunu düşünürüz. Halbuki tarihin her sürecinde benzeri durumlar tarihin sararmış yaprakları arasında yerini almıştır. Özetle tarihsel süreç incelendiğinde bunun sadece bize özgü bir eksik olmadığını da görürüz...
 

VATİKAN VE YEĞENCİLİK
Özellikle Vatikan’da akraba kayırıcılığın en çarpıcı örneklerini görürüz. Hatta bu bir kavram olarak literatüre geçmiştir. IV. Paul 1555 - 1559 Giovanni Pietro Caraffa 1476’da Napoli’nin en meşhur ailelerinden birinde doğdu ve Papalık Divanı’na ünlü amcası Kardinal Oliviero Caraffa tarafından 1494’de takdim edildi. X. Leo kendisini İngiltere elçisi olarak atarken aynı zamanda İspanya’nın papalık temsilcisi olarak da tutmaya devam etti. Kendisi 1555’te Papa seçildikten sonra nepotizm (akraba kollayıcılığı) bir kez daha ayyuka çıkmıştır...
Nepotizm kavramı, nephew kökünden gelir. Bildiğiniz gibi nephew, yeğen demektir. “Yeğencilik, yeğen kayırıcılığı” kavramı, adam kayırıcılığın karşılığı olarak literatürde kullanılmaktadır...
 

MARTİN LUTHER
Martin Luther, 31 Ekim 1517’de Wittenberg Kilisesi’nin kapısına çaktığı “Doksan Beş Tez”iyle, Katolik kilisesiyle karşı karşıya geldi. Luther’in tezlerinde ele aldığı konu endülijanslarla (para ile günah çıkarma, günahtan kurtulma)  ilgiliydi. Papalığın endülijans yetkisine karşı çıkmadan, günahların dünyevi cezasının para karşılığı ödenmesi anlamına gelen endülijans uygulamasını eleştirdi. Luther tezleriyle büyük bir tartışma başlattı. Bu tartışma, matbaa sayesinde yerel bir sorun olmaktan çıktı ve Reform hareketlerinin oluşması için zemin hazırladı. 1520’de Papa’nın bir fermanıyla Luther’in yazıları yakıldı. Aynı yıl Luther, kilisenin ikiyüzlülüğü üzerine kaleme aldığı yazısında Alman prenslerine, şövalyelere ve yöneticilere seslendi. Ardından bir bildiri daha yazarak din adamları ve ilâhiyatçılara seslendi. Roma’da, Luther’in hakkında başlatılan resmî işlemler Ocak 1521’de Luther’in aforoz edilmesiyle sonuçlandı...
 

SONSÖZ
Görüldüğü gibi yeğencilik veya adam kayırma sadece bize özgü değilmiş. Kuşkusuz bu satırları yazarken, adam kayırıcılığın iyi bir şey olduğundan söz etmiyorum. Bu iş bize özgü değilmiş, demek ki bu konuda bir aşağılık duygusuna gerek yok. Yine yapmaya devam edelim, demiyorum.  Özünde  güncel tartışmamız kuvvetler ayrılığının tam olarak işlediği demokrasilerde, kuşkusuz adam kayırıcılık mikro düzeylere inmiştir. Tarihte adam kayırıcılığa karşı tarih boyunca mücadele vermiş her dönemde insanlar olmuştur...
“Hamili kart yakınımdır” kartvizitinin yazılmayacağı günler dileğiyle...