Bursa Hakimiyet

İbni Sina ve altın çağ

Batının karanlık çağı olarak kabul edilen ortaçağ, İslam dünyasının altın çağıdır. O dönemde Nusaybin, Buhara, Rey, Belh, Hamedan, Horasan ve İsfahan bilim yuvaları konumunda. Buralar muhteşem kütüphanelere sahip.
Dönemin bilim dili Arapça, o nedenle  Yunanca, Farsça ve Hintçe’den sayısız eser çevirmenler tarafından Arapça’ya çevriliyor.
Böyle bir ortamda 980 yılında Samani İmparatorluğu’nun Özbekistan’da Buhara yakınlarındaki Afşana kentinde Mevlana gibi Belh’ten gelen saray katipliği yapan saygın bilim insanı Abdullah’ın oğlu olarak İbni Sina dünyaya gelir.
17 yaşında Buhara Emiri’nin hastalığını tedavi edince Emir ona ödül olarak sarayın kütüphanesinin anahtarını verir.
Kendi döneminde olduğu gibi bilimin çeşitli alanlarıyla ilgilenir. Tıp alanında yaptığı çalışmalar ve yazdığı kitaplar yaklaşık 600 yıl boyunca Avrupa üniversitelerinde ve bilim yuvalarında okutulur.
450’ye yakın kitap ve makalesinden sadece 230’u günümüze kadar gelmiştir. Bunların 40’a yakını tıpla ilgilidir.

Tıbbın Prensi

Avrupa’da Avicenna (İbni Sina) olarak ünlenen değerli bilim insanı, Hipokrat’la başlayan, Gallen ile devam eden kronolojik sıralamada üç temel direkten biridir.
Tıbbın Prensi olarak tanımlanan İbni Sina dünyada İslam dünyasından tanınmış en önemli bilim insanıdır.
Tıp Haftası’nın olduğu bu haftada bu konudan kısaca söz etmek istedim.

BTSO’da hukukçu misafirler

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Belçika Arabuluculuk ve Tahkim Merkezi yetkililerini Oda Hizmet Binası’nda ağırladı. 
Toplantıya, Belçika Başkonsolosu Henri Vantieghem, BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran,  Belçika Arabuluculuk ve Tahkim Merkezi (CEPANİ) Başkan Yardımcıları Didier Matray ve Dirk Van Gerven, Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz ve Bursalı ara-
bulucu hukukçular katıldı.