Bursa Hakimiyet

İş dünyasında bozulan ezberler

Darwin “güçlü olan değil, uyum sağlayabilen türünü devam ettirir” der. Bu söz her alanda geçerliliği olan bir sözdür. Globalleşen dünyada, her dakika değişen koşullara ayak uydurabilen, esnek kuruluşlar her zaman diğerlerinden daha avantajlıdır.
Bu noktadan hareketle Bursa’da kısa bir süre önce sona eren metal  iş kolunda Renault’da başlayıp, TOFAŞ ve yan sanayi kuruluşlarına uzanan ve ulusala yayılmaya başlayan olayları bir başka gözlükle değerlendirmek istedim.
***
Günümüzde en zor noktada olan işçi sendikalarıdır. Artık 1980 öncesi veya 1980 sonrası sendikacılık anlayışı ortadan kalkıyor. Zamanın hızlı akışı içinde çalışan profillerinin, onların ihtiyaç beklentilerinin ve rollerinin değiştiğini iyi anlamak lazım.
İçinde sadece toplu pazarlığa dayanan eski klasik sendikacılık anlayışı ve hizmetleri günümüz sendikacılığında artık yok. Dünya ile iletişimin süratlenmesi, herkesin sosyal medya aracılığı ile iletişime geçmesini getirdi. Bir başka nokta da çalışanlardan işyerindeki beklentiler de değişti ve arttı. Artık, çağdaş ve global pazarda rekabet eden işyerleri söyleneni yapan yerine, aklını fikrini kullanan, gönlünü ortaya koyan çalışan profiline ihtiyaç duymakta. Sürekli kendini geliştiren ve prosesleri iyileştiren işçiler bekleniyor. Artık eskiden olduğu gibi işçilerin arkalarında kalite kontrolcü yok. İlk seferinde, yerinde doğru ve kaliteli üretim bekleniyor.  
Çalışanların aile koşulları ve yaşantı koşulları sürekli değişiyor. Sendikaların kanuni zorunlu aidat kesintileri ile faaliyetlerini sağlamaları artık son olaylar sonunda iyice tehlikeye girdi. Dünya trendine baktığınızda çalışanlar içindeki sendika üyeliklerinin azaldığı görülmekte. Artık işyerlerindeki mavi-beyaz yakalı ayırımı iyice azaldı. Günümüzde sendikaların dünyadaki bu değişimi  ve dönüşümü iyi analiz etmesi, kendini hizmet üreten, üyelerine eğitim veren, onların gelişimlerine katkı koyan faaliyetlere yönlendirmesi gerekiyor. 
Unutulmamalı, yeni teknolojik gelişmeler etkisiyle istihdam piyasası ekonomik büyüme ile aynı hızda artmıyor. Üyelerinin ve ailelerinin her dakika yanında olan onların gelişimine katkı koyan bir sendikacılık anlayışı hakim olmalı.
***
Bu noktadan bakıldığında bir başka değişim de işveren sendikalarında, konumuz otomotiv ise MESS’te yaşanmalı. Artık MESS üyelerinin toplu pazarlık, iş kanunundan doğan sorumlulukları yönünde uzman katkısı veren ve yön gösteren olma noktasındaki rolünü baştan aşağıya gözden geçirmeli. Üyeleri hem iç pazarda, hem de dış pazarda büyük bir rekabet içindedir. Müşterilerde büyük değişimler var. Ürün ve üretim teknolojileri akıl almaz bir hızla değişiyor. İşte bu noktada işveren sendikası(MESS) hem muhatabı olan işçi sendikaları, hem de üyesi olan şirketlerdeki bu hızlı değişimi ve dönüşümü yakından izlemeli ve fark etmelidir. MESS iş yaşamı ve barışı konusunda çağdaş çözümler üreten, bir kuruma dönüşmelidir. 
***
Son olaylar ışığında artık kurumlarda TOFAŞ, Renault ve diğerleri durumu daha iyi analiz edebilmeli, her gün çalışanının durumunu, her vardiya başı bilebilmeli ve ona göre çözüm üretebilmelidir. Belki de kendi kârlılık ve rekabetçilik gücünü ele alabilecek bir model bile düşünülmelidir.
Son sözüm ise şu:
“Türkiye gibi doğal kaynakları sınırlı olan, Avrupa ile Asya ortasında Avrupa’nın en kaliteli üretimini yapan fabrika, mühendis ve işçilerine sahip bir ülkenin tek şansı, üretim ve katma değerli üretimdir. Bunun vazgeçilmezi de iş barışıdır.”