Bursa Hakimiyet

Kemal Kılıçdaroğlu’na açık mektup

Bursa’da dinlediğim söylemlerinizin tümünün başında da “Yeni CHP”den söz etmektesiniz. Aşağıda size açık bir mektup yazıyorum...
Sayın Kılıçdaroğlu,
Dünyada her alanda olduğu gibi, siyaset alanında da başarının anahtarı açık ve net olarak bilimsel yaklaşımdan geçmektedir. Siyaset alanında bu çalışmalardan düzenli anketler, odak grup, mikro hedefleme, etnoğrafik araştırmalar ve benzeri bilimsel araştırmalar kullanılmaktadır. Bu iki temel nokta için yapılır. İlki toplumu daha iyi algılamak için, ikincisi de kullandığınız slogan, uygulanan politikalar ve siyasi kampanyaların algısını daha iyi yönetmek için…
Örneklemek gerekirse, bir mikro hedefleme çalışmasında farklı kesimlere, farklı yöntemler ve farklı mecralarla ulaşırsınız. Örneğin üniversite mezunu, tam zamanlı çalışan bir kadın (bu kesim CHP’ye oy veren en büyük kesimdir) için farklı bir söylemle, bir moda dergisini kullanırken; ilkokulu bitirmemiş, anadili Türkçe olmayan bir ev kadınına da farklı bir dil ve farklı bir mecra ile belki bir diziden ulaşabilirsiniz. Böylece aynı siyasetin, farklı yönleri, farklı mecralarla, sonuçta mikro hedeflere ulaşır…

Sizin söyleminizle Yeni CHP gördüğüm kadarıyla kendisine Altın Anahtar olarak, “Yeni Program, Yeni Tüzük ve Önseçimi” seçmiştir. Bunlar gerekli olabilir, ama bunlar anahtar değildir. Bunları anahtar sanıp, kullanarak yine aynı sonucu alabilirsiniz. Einstein’ın söylemini unutmayalım. “Aynı yöntemlerle, aynı sonuçları alırsınız”...
Analiz edeceğiniz önünüzdeki başarı öyküsü olan AK Parti’dir. AK Parti ne tüzüğü, ne programı, ne de önseçimi ile iktidar olmuştur.  Alman sosyal demokratlarına bir bakın. Seçim yenilgisi ardından yaptıkları harika program ile daha büyük bir yenilgi yaşadılar. CHP aynı mantıkla devam ederse, önümüzdeki seçimlerde daha büyük bir yenilgi yaşayacaktır…

Burada önemli araçlardan biri ve olmazsa olmazı, yeni medya ve sosyal medyadır. Geleceği belirleyecek gençler, gelecek seçimleri de belirleyecektir. Bu genç kesime ancak yeni medya, sosyal medya üzerinden genç bir dil ve genç bir siyaset ile ulaşabilirsiniz. Burada önemli olan iyi bir insan kaynakları yönetimidir. Bugün Avrupa’da aktif siyaset yapanların yaş gruplarını analiz edin. Sizin Bursa konuşmanızda söylediğiniz gibi “Genç, aktif ve dinamik” kesimin Avrupa siyasetindeki etkinliğini göreceksiniz…
Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni  bilirsiniz. Bu hiyerarşinin en üstündeki 5. sırada kendini gerçekleştirme vardır. İşte size sözünü ettiğim genç, dinamik ve aktif  kuşak “Y kuşağı”, şu anda 5. seviyededir. Onlar level atladılar. Y kuşağı bireysellik, bağımsızlık ve yeteneğinin yönetilmesini istiyor...
TÜİK’in verilerine göre Türkiye nüfusunun %25’i Y kuşağında bulunuyor. 15-25 yaş arası 16 milyon genç var. Bu kuşağın temel özelliği internetin bir numaralı iletişim araçları olması. Tüm işlerini internet veya mobil platformlar üzerinden yapan bu kuşağa ulaşmanın yolu da, interneti ve sosyal medya mecralarını aktif bir şekilde kullanmaktan geçiyor...

Nerede ise tüm CHP’lilerin “Futbolcu, bisküvi, gofret satıcısı” diye küçümsediği Recep Tayyip Erdoğan’ın başarısının temeli, önce bilimsel yöntemlerin tümünü kullanması, sonrasında da her alanda en etkin müşavirlik hizmetlerinden yararlanmasıdır. Hedefe inhouse’dan değil, outsourcing hizmet alımları ile ulaşırsınız…
Futbolcu deyip geçmeyin. Salazar, Portekiz’i 40 yıl boyunca 3F ile yönetti. Futbol, Fiesta ve Fatima(Örgütlü din). İspanya’da Santiago Bernabeu Stadı 1947’de Franko “Bana 40 bin kişilik bir uyku tulumu yapın” dediğinde doğmuştur...
Bakın son Amerikan seçimlerinde, o berbat Amerikan ekonomisine rağmen, Obama seçim öncesi şu 2 soruyla seçimi kazanacağını anlamıştır:
“Bir beyzbol maçına Obama ile mi Romney ile mi gitmek istersiniz? Yanınızdaki ev boşaldığında komşunuz Obama mı, Romney mi olsun?”
Bu iki soruya da çoğunluk Obama yanıtını verdi. Ve o seçimlerde aynı mahalledeki, aynı sokaktaki evlere hep o evlerdeki insanların niteliklerine uygun farklı seçim broşürleri gitti...

Son söz olarak sizlere Yeni CHP’yi, gerçekten yenilenmiş, gençleşmiş ve yeni paradigmalara açık bir kuşak ile inşa edebileceğinizi söylüyorum. CHP İşletme Körlüğü’nden kurtulmalıdır. Bunlar benim düşüncelerim. Sizin bunları ne kadar isteyip istemediğinizi bilemiyorum. Sanırım CHP özelinde bazı şeylere “hayır” demenin ve konservatif yapıyı kırmanın zamanı geldi de, geçiyor. Hoşgörünüze sığınarak saygılar sunuyorum...