Bursa Hakimiyet

Memleket Hastanesi’ne dokunmayın!

Bir süredir, Bursa gündemini işgal eden konulardan biri olarak, gazetelerden takip ediyorsunuz.
“Bursa Devlet (Memleket) Hastanesi yıkılacak, onun yerine otel yapılacak”diye.
Özünde bu konuyu yıllar önce Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, çeşitli söylemleri içinde de dile getiriyordu.
Onun bu söylemlerinin ardından Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar tarafından bu konu yeniden gündeme gelince ortalık karıştı.
O bölgenin trafik yoğunluğunu artırdığı gerekçesiyle, Doğanköy’e yeni planlanan sağlık kampüsü içine taşınacağı söyleniyordu.
Konuya başta hastanenin çalışan doktorları, Bursa Tabip Odası, Bursa kamuoyu, sivil toplum kuruluşları karşı çıktı.
Hatta konu CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli tarafından TBMM’ye bile taşındı.
......
Şimdi bu hastanenin doğuş öyküsünü kısaca belleklerimizden anımsamaya çalışalım.
Ahmet Vefik Paşa’nın 1862 yılında Hüdavendigar eyaletinin merkezi Bursa’ya vali olarak gelmesi ile Bursa’ya çeşitli yenilik hareketleri başlar. 
Özünde bu olay  ülke genelinde de bir yenilik hareketinin soncudur.
Vali Ahmet Vefik Paşa, 1868 yılında Ahmet Vefik Paşa Hastanesi adıyla bir hastane kurar.
 Daha sonra Ahmet Vefik Paşa’nın ikinci Bursa Valiliği sırasında da hastane geliştirilir.
Buraya kaynak yaratmak için Sırmakeş ve Fidan Hanlar, balıkhane gelirleri pazaryeri temizlik gelirleri Nilüfer çayının suyu ve Uludağ’dan gelen odun, kerestenin ve Ahmet Vefik Paşa’nın kurmuş olduğu Bursa Tiyatrosu’nun gelirleri buraya aktarılır.
Daha sonra Yunan işgali ile büyük ölçüde işlevini yitiren hastane onarılır. Yatak kapasitesi geliştirilir.
1952 ′ de  ise yeni yaptırılan hastane Memleket Hastanesi adıyla hizmet vermeye başlar.
Bu hastanenin yapılış öyküsü ilginç. tam bir halk imecesidir. 
Bu nedenle ülkemizde böyle bir kaç hastane Memleket Hastanesi adını taşır. 
Hepsi aynı dönemde yapılmıştır.
Hastanenin yapılışı tamamen Bursa’nın kaynakları ile sağlanmıştır. 
Dönemin valisi Haşim İşcan ile başlatılan bu süreçte; kimisi altınını, kimisi parasını, kimisi yüzüğünü, kimisi ise inanamayacaksınız ama eşeğini, koyununu, danasını bağışlamıştır. 
Evet, bu öykü kelimenin tam anlamı ile müthiş bir imecenin hayata geçiş örneğidir.
Laf aramızda bu toplumun yüzyıllar boyu köklerinde olan imece geleneğini sevmeyenler de vardır.
Bundan ürkenler de çoktur.
......
Şimdi, bu konu ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Siz kalkıp, Memleket Hastanesi’ni olduğu bölgeden taşıyacaksınız.
Orası yıkılacak, hafriyatı yapılıp, yeni otel için temelleri açılacak.
Karşınıza önce bir Bitinya sarayının kalıntıları çıkacak.
Ardından Osmanlı’nın ilk sarayı ile ilgili de bazı kalıntıları göreceksiniz.
Ve sizleri ve de oraya ihale ile verdiğiniz firmayı yıllar sürecek mahkemeler bekleyecektir.
Yani Memleket Hastanesi’ne dokunan adeta yanacaktır.
İzmir Metrosu’nun başına gelenleri unutmayın.
Ortada somut bir örnek var. Niye macera arıyorsunuz?