Bursa Hakimiyet

Mevlana ve insan sevgisi

Çarşamba akşamı Almira Otel’de Bademli Rotary Kulübü Başkanı Dişhekimi Dr.Ali Palalı’nın organizasyonunda Bursa Rotary, Osmangazi Rotary, Çekirge Rotary ve         TophaneRotary Kulüpleri’nin ortak toplantısına misafir olduk…
Bademli Rotary Kulübü Başkanı Dişhekimi Dr.Ali Palalı, Bursa Rotary Kulübü Başkanı Burhanettin Ünal, Osmangazi Rotary Kulübü Başkanı  Dr.Ahmet Baybalı , Çekirge Rotary Kulübü Başkanı  Ecz. Didem Şanlı , Tophane Rotary  Kulübü adına da  Veda Girgin  Eroğlu kulüplerinin toplantılarını ortak açıp, kapadılar…
Bu toplantının konuk konuşmacısı Hz.Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu olan Halep doğumlu  Esin Çelebi Bayru’ydu. Esin Hanım bizlere “Hz.Mevlana’nın , İnsan Sevgisi”ni beyitlerinden örneklerle anlattı…
Hz.Mevlana ‘nın Mesnevisi 6 ciltte, 26 bin beyitten oluşan evrensel bir eser.  Bir gün Mevlana’ya Çelebi Hüsamettin “Bize Kuran’ı çok güzel tefsir ediyorsunuz. Neden bu sözlerinizi yazmıyorsunuz?” deyince Hz.Mevlana sarığından küçük bir  kağıt çıkarır ve onun üzerindeki ilk 18 beyiti Çelebi Hüsamettin’e verir. “Hadi yazmaya başla bakalım” der. Bu süreç yaklaşık 15 yıl sürer…
İLK 18 BEYİT
Bu ilk 18 beyit için çeşitli uzmanlarca derin manaları olduğu ifade edilmektedir. Bakın o ilk 18 beyit şöyledir:
“Dinle, bu ney neler hikayet eder, ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.
Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.
İştiyak derdini şerhedebilmem için, ayrılık acılarıyla şerha şerha olmuş bir kalp isterim.
Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse, orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar.
Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu) olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım.
Herkes kendi anlayışına göre benim yarim oldu. İçimdeki esrarı araştırmadı.
Benim sırrım feryadımdan uzak değildir. Lakin her gözde onu görecek nur, her kulakta onu işitecek kudret yoktur.
Beden ruhtan, ruh bedenden gizli değildir. Lakin herkesin ruhu görmesine ruhsat yoktur.
Şu neyin sesi ateştir; hava değildir. Her kimde bu ateş yoksa, o kimse yok olsun.
Neydeki ateş ile meydeki kabarış, hep aşk eseridir.
Ney, yarinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri, bizim nurani ve zulmani perdelerimizi -yani, vuslata mani olan perdelerimizi- yırtmıştır.
Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem dem saz, hem müştak bir şeyi kim görmüştür
Ney, kanlı bir yoldan bahseder, Mecnunane aşkları hikâye eder.
Dile kulaktan başka müşteri olmadığı gibi, maneviyatı idrak etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur.
Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrumiyetten ve ayrılıktan hâsıl olan ateşlerle arkadaş oldu (yani, ateşlerle, yanmalarla geçti.)”
Günler geçip gittiyse varsın geçsin. Ey pak ve mübarek olan insan-ı kâmil; hemen sen var ol!..
Balıktan başkası onun suyuna kandı. Nasipsiz olanın da rızkı gecikti.
Ham ervah olanlar, pişkin ve yetişkin zevatın halinden anlamazlar. O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm.”
SONSÖZ
Evet, toplumsal olarak en çok hoşgörüye ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz.  Böyle bir ortamda Hz.Mevlana’yı anımsamak, onun beyitlerinde ırkı, cinsi, dini ve mezhebi ne olursa olsun ortak paydalar bulmak ve uzlaşı kültürü içinde olmaya çalışmak büyük önem taşımakta…