Bursa Hakimiyet

Polisi ve kendini aşağılamak

Kimler, ne zaman ve ne şekilde genlerimize empoze ettiyse şu “bizden adam olmaz” paradigmasını bir türlü yıkamıyoruz. 
Her terör olayının ardından başta polis ve istihbaratımız olmak üzere emniyet güçlerini aşağılıyoruz. Hayatında eline silah almamış, hiç çatışmaya katılmamış insanlar ahkam kesiyor. Ne yapılması gerektiğini, kahve köşelerinde, çeşitli kürsülerde, gazete sütunlarına ve televizyon ekranlarında söylüyor.
Aynen bir futbol yöneticisinin veya taraftarın, milyonlarca Euro verip, getirdiği teknik adama kimi oynatmasını söylediği gibi.
Bu ülkedeki polis, dünyanın birçok gelişmiş ülkesindeki polis gibi iyi bir eğitim görmektedir. Olanakları sınırlı da olsa, günümüzdeki çağdaş ve teknolojik koşullarla çalışmaktadır. 
Bu ülkedeki en modern kriminal laboratuar var Bursa’dadır.
Yeter ki polisimiz ve istihbaratımız rahat bırakılsın. Devletin polisi ve istihbaratı olsun. Aksinin olumsuzluklarını tarihimiz ve yakın tarihimizde yaşadık.
Aşağıladığınız polis içimizden çıkmaktadır.

Çatışma film değildir


Medya gerek kendi içini, gerekse toplumu öyle bir hale getirmiştir ki, herkes sorulan her soruya bir yanıt vermesi gerektiğini düşünmektedir.
Bu konuda bilgim yok, demek sanki suçtur.
Hollywood filmi çekmiyoruz. Çatışmalar o filmlerdeki gibi olmuyor. Hiçbir polis bir katili kaçırmak, bir hırsızı veya bir suçluyu yakalayamamak istemez.

Bizden adam olmaz!


Bu başlıktaki topluma hakim paradigmayı yıkmak için her sabah okuduğumuz andı anımsar mısınız?
“Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam büyüklerimi saymak, küçüklerimi korumak. Varlığım Türk varlığına armağan olsun”
Peki Atatürk’ün her fırsatta dile getirdiği şu söylemi:
“Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. “ 
Ve de tüm sorunların temelinin finalde eğitimin ne kadar önemli olduğunu.