Bursa Hakimiyet

Savaş ve barış istemek

Bugün bu ülkenin Başbakanı veya Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı olmak ister misiniz? Bu soruyu açık yüreklilikle soruyorum. Eminim ki, alacağım yanıtların büyük çoğunluğu “hayır” olacaktır.
Şu anda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendilerini yönetmek için seçtiği 550 kişinin hükümeti kurmaktan daha zor bir görevi bulunuyor. Bu zorlu görev “Barışı inşa etmek”tir. Bu bina inşa etmeye veya köprü yapmaya benzemez.
Barış size “barışı inşa etmenin onurunu” verir. Barış size “farklılıklarla ve renklerle yaşamayı” öğretir. Barış size “ben değil, biz” demeyi öğretir. Barış karşısındakine insan olarak bakmayı, onun etnik veya dini kökenine önem vermemeyi öğretir. Barış evrenselde “Aynı Tanrı’nın çocukları olduğunu”, yerelde ise “Aynı toprağın insanları olduğunu” anımsatır. Barış insanlara “tartışma değil, uzlaşma kültürünün de var olduğunu” gösterir. Barışının “kazananı yoktur, barışın kazananları” vardır. Onlar da tarafların hepsidir.
Peki savaş ne yapar?
Savaş bir ekonomik enstrümandır. Önce savaş taciri diye tanımladığımız “silah üreticile-rine” kazandırır. Sonra “petrol üreticilerine” kazandırır. Daha sonra dünyanın en güçlü para birimine “dolara” kazandırır. Savaş “ilaç sanayine” kazandırır. Savaş, kaos ortamında beslenen, güçlenen ekonomik virüslerin hepsine güç kadar. Savaş korkuyu bir yönetim enstrümanı olarak kullananlara güç katar. Savaş sonrasında inşaat sektörüne güç katar. 
Evet, bu kadar kazananın çok olduğu savaşta kazanmayanlar da vardır. Savaşta kazanmayanlar savaşan taraflardır. 
Ayrıca, savaş yuvalara üzüntü ve ıstırap verir. Anaları, babaları, kardeşleri, eşleri ve de çocukları ağlatır.
Tüm dünyada ve ülkemizde barış dolu günlere.

Davutoğlu’nun zor görevi

Başbakan Ahmet Davutoğlu 23 Nisan 2015’te İstanbul’daki Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılı için düzenlenen Barış Zirvesi’nde yaptığı açılış konuşmasının bir bölümünde şöyle diyordu:
“Herkes nefret dilini bir tarafa bırakmalı. Tarih üzerinden milletleri yargılamayalım. Acılardan yeni çatışma kültürünü oluşturmayalım. Bir bilim adamı olarak da geliştirdiğimiz bilimsel yaklaşımlarla, savaştan barışın nasıl üretilebileceğini yeni neslin zihnine kazıyalım.”
Evet daha birkaç ay önce bu sözleri söyleyen Başbakanımızın görüşlerinin değiştiğine ben inanmıyorum. Çünkü bu ülkenin Başbakanı Davutoğlu’nun en baştaki yazıda belirttiğim savaştan kazançlı çıkan grupların hiçbirinin içinde olduğuna inanmıyorum. 
Onun bu parlamentoda sağlıklı bir büyük koalisyona imza atacağına ve bu ülkeye parlamentosu ile birlikte barışı getiren kişi olacağına inanmak istiyorum.
Ve bunu onun herkesten çok istediğine de inanmak istiyorum.
TBMM’deki 550 milletvekiline Dostovyeski’nin sözünü anımsatıyorum:
“Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur.”

Tirilye’de çalıştay

Tirilye’de “Mübadele Kültürü ve Sürdürülmesi” konulu çalıştay yapıldı. Çalıştaya konuşmacı olarak, yerli ve yabancı birçok önemli isim katıldı.
Çalıştayın açılışında konuşma yapan Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, kendisinin de bir mübadil çocuğu olduğunu belirterek,  mübadil kültürünün yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması açısından bu çalıştayın büyük önem taşıdığını vurguladı.