Bursa Hakimiyet

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu

Bu yasa 18 Ekim 2012 tarihinde TBMM’de kabul edilerek Cumhurbaşkanı’na gönderildi…
Bu konu yıllardır iş dünyasının beklediği, zaman zaman yapılan çeşitli eylemlerle gündeme gelen konuydu…
Yasa tasarısına DİSK’in yanı sıra Türk-İş’e bağlı 10 sendika da muhalifti…
Önce size bu yasanın öyküsünden söz etmek istiyorum…
 

YASANIN ÖYKÜSÜ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Faruk Çelik ilk getirildiğinde iş dünyası ve çalışma yaşamı ile ilgili 2 büyük reforma kalkıştı. Bunlardan ilki sosyal güvenliğin SGK çatısı altında toplanmasıydı. Bu yılların çetrefilli işini çözdü. Diğeri ise iş yaşamını yeniden düzenleyecek 2 yasaydı. Özellikle de 2821 ve 2822 sayılı yasaların tek yasaya dönüştürülmesi konusuydu. Çelik, bu konuda önemli adımlar attı. İşçi ve işveren kesimlerini bir araya getirdi ve uzun toplantılar yapıldı. Bu toplantıların en önemlilerinden biri de adı “Bursa Mutabakatı” olarak geçen Bursa’daki toplantıydı. Tam konu olgunlaşırken, kabine değişti ve Çelik başka bir bakanlığa gitti. Yerine gelen Dinçer, o güne kadar yapılmış her şeyi sildi ve yeni baştan başladı. Son kabine değişikliği sonrasında Faruk Çelik yeniden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olduğunda tarafları topladı ve kaldığı yerden süreci başlattı…
Bu süreç sonunda 18 Ekim günü yasalaştı. Bakan Çelik kanunun TBMM’de kabulünün ardından mecliste yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Sizler bu yasayı geçirerek 5 milyon 400 bin çalışanı yok saydınız.  3 milyon 232 bin sendikalı yok dediniz” dedi.
Bakan Çelik ne demek istemişti?
Bakan Çelik öncelikle ortada görünen ve söylemlerde olan rakamlarla gerçek rakamları karşılaştırmıştı. Söylem Türkiye’de 5 milyon 400 bin çalışan olduğu ve bunun 3 milyon 232 bininin sendikalı olduğu üzerineydi. Yani sendikalaşma oranımız neredeyse yüzde 70 gibiydi. Buna AB şaşırıyordu. Halbuki gerçek çalışan sayısı 11 milyon 110 bin ve gerçek sendikalı sayısı  937 bin olarak karşımıza çıktı. Yani sendikalaşma oranımız yüzde 8.43’e düşüverdi.  
Böylece sanal rakamlar ortadan kalktı gerçek ile yüzleştik…
Bakın 2009 Temmuz istatistiğinde yer alan 6 sendikanın üye sayısı şöyle görünüyordu:
“Türk Metal 343 bin 263, Birleşik Metal 74 bin 359, TEKSİF 338 bin 835, Petrol İş 89 bin 442, Lastik İş 42 bin 926, Tek Gıda İş 191 bin 641.”
Halbuki 2012 Mart’ında SGK verileri şu rakamları gösterdi:
“Türk Metal 145 bin 113, Birleşik Metal 23 bin 921, TEKSİF 52 bin 025, Petrol İş 25 bin 717, Lastik İş 7 bin 037, Tek Gıda İş 30 bin 328.”
 

YENİ YASA NELER GETİRDİ?
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunu’nun yeni getirileri şu başlıklar altında toplanabilir:
“Grup Toplu İş Sözleşmesi’nin tanımı yapıldı. İş kolları sayısı 28’den, 20’ye düşürüldü. Yabancılar da sendika kurabilecek hale geldi. Sendikaya üye olma yaşı 16’dan, 15’e düşürüldü. Sendika üyeliği noter yerine e-devlet üzerinden yapılacak hale geldi. Sendika üye aidatları artık maaşlardan kesilip, sendika hesabına doğrudan gönderilecek. İş kolu barajı yüzde 10’dan, yüzde 3’e düşürüldü. 2016’ya kadar bu oran yüzde 1 olarak uygulanacak. İşyeri toplu iş sözleşmeleri için yarıdan bir fazla çoğunluk oranı yüzde 40’a düşürüldü. Sendikaların grev kararı alma süreci kısaltıldı ve kolaylaştırıldı.  Grev oylaması işyeri çalışanlarının değil, oylamaya katılanların salt çoğunluğu tarafından karara bağlanacak. Havacılık hizmetlerindeki grev yasağı kaldırıldı…”
 

SON SÖZ
Yeni yasanın iş dünyamıza ve çalışma hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu yasanın özellikle Türkiye’nin ILO(Dünya Çalışma Örgütü)  nezdindeki itibarına katkı koyacağını umuyorum. Anımsarsanız ILO bundan bir süre önce Türkiye’yi kara listeye alıyordu. Bu olay Coca Cola CEO’su Muhtar Kent’in müdahalesi ile engellendi. Yani adını bile bilmediğimiz üçüncü dünya ülkeleri ile aynı listede değerlendirilecektik...
Ülkemizde şu andaki sendikalaşma oranı yüzde 8.43. Bu AB ve ILO nezdinde bizlere sıkıntı yaratıyor…