Bursa Hakimiyet

Sırat köprüsünden geçerken

Türkiye bir sırat köprüsünden geçiyor. Bu ülkenin vatandaşının, herkesin görevi bu köprüden ülkemizi sağlıklı bir biçimde geçirmektir. 
Köprünün telleri esneyebilir, köprü sallanabilir, bazı telleri kopabilir, birileri ayaklarımızın altına yağ dökebilir ama köprüden tek bir vücut ve tek bir yürek olarak geçmeye kalkarsak, bize kimse engel olamaz.
Benim yaşayacağım başka bir ülke yok, başka bir Türkiye de yok.
Anadolu’nun hoşgörüsü, Anadolu’nun sabrı ve Anadolu’nun anaçlığı üzerinde yaşadığımız bu toprakları yeniden barış dolu günlere, hoşgörülü insanlara, tevazu içindeki erk sahiplerine yeniden kavuşturacaktır. 
Devletimiz tüm yurttaşlarını kapsayıcılık anlayışı ile bağrına basacak, dil, din, mezhep ve ırk farkı ne olursa olsun her yurttaşına eşit mesafede duracak, polisimiz, yargımız ve devlet kapısı adını verdiğimiz her başvuru noktasına hepimizin güvenle sığınacağı bir yer olacaktır.
Bu ülke bunu yapabilecek güçtedir. 

İtibarsızlaştırma oyunu

Ülkemizin her kurumu bilinçli bir biçimde yıllardır yıpratılmakta. Siyaset kurumu, medya, yargı kurumları, polisimiz, askerimiz, üniversitelerimiz aklınıza gelebilecek her kurum bilinçli bir biçimde itibarsızlaştırılıyor.
Bunu tersine çevirebilecek tek güç, yine o kurumların içindeki gerçek vatansever insanlardır. Oyunu tersine çevirelim. 

Kim, ne yapmalı?

Bu zorlu günlerde herkes birbirine ne yapmalı, diye sormakta. Bu o kadar karmaşık bir konu değil. Bu ülkenin yurttaşı ve bir vatansever olarak ilk yapmamız gereken şey, ne iş yapıyorsak onu en iyi biçimde yapmaktır.
Çöpçümüzün, askerimiz, yargımız, polisimiz, memurumuz, bürokratımız, öğretmenimiz, akademisyenimiz, medyamız görevi ne olursa olsun hepimizin asıl işimizi en iyi şekilde yapmamız ilk ayağa kalkış noktamızdır.
İşe devam.