Bursa Hakimiyet

Spor, siyaset ve kutuplaşma

Toplumsal kutuplaşma her bazda en üst düzeyde devam ediyor. İktidar ve muhalefet partilerinin genel başkanları, siyasi ortamı büyük bir hızla germeye çalışıyor.
Temeli bir gösteri yani show olan spor kulüplerimizin değerli(!), büyük(!) başkanları da spor sahalarını germeye devam ediyor.
“Bizden, değil”, “Kıblemiz aynı, değil”, “sosyal demokrat, değil”, “Çağdaş, değil”...
“Fenerli, değil”, “Galatasaraylı, değil”, “Beşiktaşlı, değil”
....
Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.
Bir bağlamda o işi yapış biçiminizdir.
Sizin gibi düşünmeyen, sizin gibi yapmayanı sizden kabul etmez ve onu yok sayarsanız kutuplaşmaya yol açarsınız.
İster iktidarda yöneten olun, isterseniz iktidar olmaya aday olun.
Fark etmez.
....
Spora gelince. Sevgili dostlar spor işi bir gösteridir. yani bir show’dur.
İnsanlar neden Fazlı Say’ı dinlemeye gider?
Onun gibi çalamadıkları için.
İnsanlar neden Sezen Aksu’yu dinlemeye gider?
Onun gibi söyleyemedikleri için.
İnsanlar neden Picasso’nun sergisini gezer?
Onun gibi çizemedikleri için.
Peki, insanlar neden futbol sahalarını doldurur?
Sahadakiler gibi oynayamadıkları için.
....
Bu kadar basit ve bu kadar somut olan bir konuda, ülkemizin hali içler acısıdır.
Soma gibi bir acıya adanmış, bir Süper Kupa maçında, spor bilimleri alanında ihtisas görmüş, bir akademisyen ve pratisyen olarak utandım.
....
Devam edin, beyler!
Gerçek amacınız ve hedefiniz inceldiği yerden koparmaksa, durmayın devam edin.

Atlatma haber üzerine

İçeriye nefes, nefese ve kan ter içinde kalmış bir şekilde muhabir girdi.
Yanında yol parası olmadığı için Çekirge’den Heykel’e yürüyerek gelmişti.
Heyecanı had safhadaydı.
Elindeki filmi karanlık odaya bırakıp, soluğu şefinin önünde aldı.
“Abi atlatma haberim var!”
Herkes pürdikkat kesilir, onu dinlerdi.
Sonra fotoğrafların basılmasını beklerdik.
Ve gazetemizde ertesi sabah atlatma bir haber çıkardı.
Günümüzde ise bu iş şu hale geldi.
Muhabir yok. Haberler ajanslardan geliyor ve herkes aynı ajanslardan alıyor.
İşin atlatması ise şöyle.
Ajanstan gelen haberde veya internet üzerinde gördüğün haberi, herkesten önce gazetenin web haber portalına koymak.
Saniyeler bile önemli!!!!

İktidar ve muhalefete bakış

Muhalefetteki milletvekilleri bile iktidarı daha 10 yıl orada görüyor.
Hal böyle olunca, gazetecim ne yapsın?
Kovulacağı zaman belli değil.
Yapacak tek şey var, o da muhalefete vurmak.
Muhalefetten çıkan her ses kaos olarak değerlendirilirken, iktidardaki tek seslilik, postmodern otoriterliğe bağlanmıyor.
İstikrar diye adlandırılıyor.
Başkalarını aldattıklarını sanan insanların, tek aldattıkları kendileridir.
Platon(Eflatun) der ki;
“Aldatmaların en kötüsü kendini aldatmaktır”