Bursa Hakimiyet

Yalınayaklar Koleji

Eğitim sistemimizin nerede ise futboldaki dizilmişler üzerinden konuşulmaya başladığı dönemimizde, sizlere  biraz eğitim ile ilgili ilginç bir hareketten söz etmek istiyorum...
Hindistan'ın köklü ve zengin ailelerinden birinin oğlu Sanjit Bunker Roy, çok iyi bir eğitim görür. Eğitimi sona erdiğinde ailesi ondan farklı beklentiler içindedir. O ise sorgulamaya başlar. Önce Hindistan'ın Rajasthan bölgesinde Tilonia köyüne gider. 1972 yılında Sanjit Bunker Roy, Tilonia'da ülkesinde eşi ve benzeri olmayan bir kolej kurar. Adı Barefoot College'dir. Yani Çıplakayaklar Koleji...
Hindistan'ın Rajasthan bölgesinde bulunan sıradışı bir okul, çoğu okuma yazma bilmeyen köylü kadın ve erkekleri kendi köylerinin güneş enerjisi mühendisleri, sanatkarları, diş hekimleri ve doktorları olmak üzere yetiştiriyor...
Bu olup bitenler öncelikle Bunker Roy'un annesini perişan eder. Kendisi yataklara düşer. Sürekli oğluna buna neden ihtiyaç duyduğunu sorar. Bunker Roy'un yanıt ise şöyledir:
"Sizler bana iyi bir eğitim verdiniz. Ben de bu eğitimin sonunda sorgulamaya başladım. Bunlar benim eğitimimin sonucu..."
Bunker Roy'un İskoçya'nın Edinburg kentinde 2011 Temmuz'unda verdiği bir konferansın videosunu izledim. Bir dostum göndermiş. Gerçekten çok çarpıcı...
Sanjit Bunker Roy diyor ki;
"Profesyonelliği yeniden tanımladık. Ulaşımın olmadığı bölgelerde köylerde, bir su kahini profesyoneldir. Bir ebe profesyoneldir. Bir kırıkçı-çıkıkçı profesyoneldir. Okulumuzda akademik eğitim almış hiçbir hoca yok...
Barefoot College'de 'Öğretmen bir öğrenen ve öğrenen bir öğretmendir' ..."

KÖY ENSTİTÜLERİ
Bu öyküyü dinleyince ister istemez aklıma 17 Nisan 1940'da kurulan Köy Enstitüleri geldi. Orada köylerden gelen çocuklar eğitiliyordu. Bu okullardaki eğitimin temel mantığı şöyleydi:
"Öğretmenler köylülere hem örgün eğitim verecek, okuma yazma ve temel bilgileri kazandıracak hem de modern ve ilmi tarım tekniklerini öğretecekti. Öğretmenler gittiği yörelerde bilinmeyen tarım türlerini de köylülere öğretecekti. Kitaba, deftere dayalı öğretim yerine iş için, iş içinde eğitim ilkesi tatbik ediliyordu. Her köy enstitüsünün kendisine ait tarlaları, bağları, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeleri vardı. Derslerin %50'lik bölümü temel örgün eğitim konularını içeriyordu. Geri kalanı ise uygulamalı eğitimdi."
Evet, Bunker Roy'un ülkemizdeki modelden 30 yıl sonra yaptıkları ne güzel değil mi?