Bursa Hakimiyet

Yaşasın! Yaşıyoruz!

 Bu konunun aylardır tartışması yapılıyor. Astronomlar, astrologlar, medyumlar herkes bir şeyler söylüyor. Bir şeyi az bilmek ne kadar tehlikeli değil mi?
Yıllar önce Konfüçyus şöyle demişti:
“Bilmediğini bilenin arkasından gidin.
Bilmediğini bilmeyeni uyandırın.
Bilmediğini bilene öğretin.
Bilmediğini bilmeyenden kaçın.”   

MAYALAR VE KEHANET

Sorun Maya Takvimi’ndeki bir dönemin 21 Aralık 2012’de bitiyor olmasıydı. Neydi bu konu, ne bitiyordu?
Konuyu özetlemeye çalışmadan önce kısaca Mayaları ve onların döngülerini tanımaya çalışalım… Aztek dilinde “hesap” anlamına gelen Maya sözü, zamanla ortak uygarlığı ve inanış sistemleri olan, ırk özellikleri birbirine benzeyen  halklar topluluğunun üst kimliği oldu. Konunun tarihsel süreci incelendiğinde yapılan çalışmalarda, Maya uygarlıklarının tarihi aktarılırken, muhtelif dönemleri esas almış kronolojik tarihlendirmeler bulunduğu görülmüştür. Bunlardan bir kısmı M.Ö. 18.000-13.000 buzul devri sonrası Bering’den geçişlerle başlayıp, Maya takviminin başlangıcı olan M.Ö. 3.114’e kadar süren dönemi, ilk dönem olarak kabul ederler. Kabul edilen ilk dönemden İsa’nın doğumuna kadar olan devreyi ikinci, klasik dönem sonundan M.S. 900’e kadar olan dönemi ise üçüncü devre olarak kabul ederler…

MAYA TAKVİMİ

Bilindiği gibi Maya takvimine göre dünya 1 milyon 872 bin günde yeni bir çağa geçmektedir. Yine bu takvim sistemine göre dünyanın geçmişi yaklaşık 5 bin 125 yıla denk gelen devrelerden oluşmakta ve bunların her birinin sonu dünya için radikal değişimler ve büyük yenilikler içermektedir…
Mayalar’a göre şu an içinde bulunduğumuz devre beşinci ve son devredir. Bu devir 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bu da bizim kullandığımız takvime göre 21 Aralık 2012 tarihine denk gelmektedir.
Maya takvimine göre 21 Aralık 2012 tarihi 13 Baktun, 0 Katun, 0 Tun, 0 Uinal ve 0 Kin şeklinde adlandırılarak ifade edilmiştir. Hesaplamalara göre Maya Çağı’nın başlangıcından itibaren toplam 1,872,000 gün geçecek, ardından yeni bir çağ; Altın Çağ başlayacaktır.
Timothy Hogan, Entering the Chain of Union’da şunları söylemektedir:
“Meksika’nın en yüksek Antik Maya medeniyetine ait Coba Piramitleri arasında ikinci en yüksek piramit olan Nohoch Mul yakınında bir taş yapıt bulunmuştur. Bu taş yapıt M.Ö. 11 Ağustos 3114’te başlayan bir çağın 21 Aralık 2012’de biteceğini betimlemektedir…
Bu taş yapıtın en az 2000 yıllık olduğu tahmin edilmektedir. Çünkü Coba Piramitleri’nin bulunduğu alandaki yerleşim yerlerinin büyük bölümü yaklaşık M.Ö. 600 ile 900 yılları arasında bir tarihe dayanmaktadır.
Mayalar’a göre Uzun Maya Döngüsü’nün bitişi baskı ve şiddetin sonunu getirecek, bu çağın ardından Altın Çağ başlayacaktır…”

AKDOĞAN NE DİYOR?

Bu konularla ilgili olarak Marduk gezegeninin dünyaya çarpacağı, kıyametin başlayacağı, gezegenlerin bir hizada olacağı söylentileri had safhada. Anımsanacağı gibi konu hakkında NASA bile açıklama yapmıştı. Konu ile ilgili olarak ülkemizin bu alandaki önemli isimlerinden biri olan Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Derneği Başkanı Haktan Akdoğan söyleşilerinde şunları söylemekte:
“Foton enerjisi ile yaşanmaya başlanacak  ve altıncı boyuta geçeceğiz.  Beşinci boyuta geçişin gerçekleşeceğini belirtenlerin de belirttiği yer olan altıncı boyuta geçmek için, insanların aklında olumsuz düşünceler değil de, sevgiye dair düşüncelerin bulunması gerekiyor. Foton enerjisi zaten bizim galaksimizde bazı gezegenlerin yerlerinden oynamalarına, depremlerin olmasına, ya da yanardağların patlamasına neden olarak bugüne kadar kendisini hissettirdi. Bunun yanında, bizler, yavaş yavaş aydınlanma çağına uyum sağlayacağız.”
Akdoğan, olumsuz düşünceleri bulunanların foton enerjisinden yararlanmaya daha uzun zamanda başlayacak iken, içinde sevginin yoğun olduğu kişilerde bu sürecin daha çabuk gerçekleşeceğini belirtmeyi de ihmal etmiyor…

SONSÖZ

Özünde yeni bir döneme girdiğimiz söylenmekte ve bu dönem Altın Çağ olarak adlandırılmakta. Ve de söylenen içinde sevgi dolu insanlar çoğaldıkça insanlığın yükselişinin süratleneceği…
Her şey bir tarafa sadece bu dilek bile bu kadar tantanaya değmez mi?