Bursa Hakimiyet

Değişimde değerler vardır değerliler yoktur…

Değişim, birleşmeyi, bütünleşmeyi sağlayacaksa önemlidir.
Değişim, bölünmeyi, parçalanmayı getiriyorsa, buna değişim denilemez. Bunun adı değerlerin kaybedilmesidir. Değerlerini kaybeden bir organizasyonun başarıya ulaşması mümkün değildir.
Değişim, değerlerle çatışmamalıdır. Organizasyonda bir kısım değerliler yoktur. Değerler vardır ve organizasyonda bulunan herkes değerlidir.
Konuyu daha iyi açıklayabilmek için güncel bir örnekle devam edelim. 
Son günlerde, siyasi bir organizasyonda “değişim” sözlerini çok sıkça duyar olduk. Değişim isteyen bir kısım değerliler çalışma yapıyorlar.
Ancak izlenen yol, değişimden ziyade değerlerin yok edilmesine dönük hamleler olarak görülüyor ki, bu sürecin sonunda başarıya ulaşmak zor görülüyor.
Bu tespitimize itiraz edenler mutlaka olacaktır. Konuyu daha da detaylı olarak açıklayalım…
Değişim isteyen 5 aday var… 
Beş adayın birleştiği tek nokta “Değişim” sözü. Detayı kimse bilmiyor. 
Değişim nasıl olmalı?
Beş aday bir araya gelmeli, kendileri ve mevcut organizasyonun başında bulunan iradeyi de içine alarak 6 kişi olarak kantara çıkmalıdırlar.
Burada kantar, sadece üyeler değil, halktır…
Güvenilen, itibarlı bir anket firmasına anket yaptırılmalı, bu anket sonucu 5+1 kişi tarafından bilinmeli ve ankette çıkan sonuca göre beş aday içinde en çok oyu alan kişi etrafında diğer 4 aday birleşmeli ve bu birleşme kamuoyuna açıklanmalıdır.
Anket yapılmadan önce 5 aday kamuoyu önünde namus ve şeref sözü vermeli ve anket sonucunda birinci çıkan kişi etrafında birleşmeli ve seçime bu şekilde girilmelidir.
Bu yöntem uygulanmazsa ve mevcut anlayışla yola çıkılırsa, bu hareket birleşmeyi, bütünleşmeyi getirmeyecektir.
Kendilerini değerli görüp, başkalarını değersizleştirenlerin birliği sağlaması mümkün değildir.
Kibir duvarları arasında esir olmuş insanların bütünleşmeyi sağlamaları mümkün olmayacaktır.
“Ben olmazsam!” anlayışını ilke olarak benimseyenlerin değerlere sahip çıkması mümkün değildir.
Değişim, içi boş bir kavram haline getirilmiştir.
Değişim, kendini ve kendinden olanları değerli, diğerlerini değersiz görmek değildir.
Değişimde değerler vardır, değerliler yoktur…
Eğer sağlıklı bir değişim süreci yönetilmek isteniyorsa, birleşmeye ve bütünleşmeye dönük adımlar atılmalıdır.
Maalesef bizim ülkemizde “değişim” tam olarak anlaşılmamış, süslü bir söz olarak dillere düşmüştür.
Şu anda, mevcutlar ve değişimden yana olanlar olarak iki parça görünen organizasyon, bir süre sonra 5 parçaya bölünecektir.
Veriler ve istatistikler bunu gösteriyor.
Beş parçaya bölünmek, değişim değildir.
Bölünmektense, mevcudun idamesi ve kendini yenilemesi, varsa hatalarını analiz ederek yeni bir sürece girmesi organizasyon için en hayırlı olandır. Asıl ve esas değişim de budur…
Mesele kalite meselesidir ve insanın standardı ile doğru orantılıdır.
Değişimle ilgili bir standart henüz yoktur. Ama insanın standardı vardır ve standardın amir hükümlerinden biri de şudur:
‘Hem insanlara karşı (kibirlenerek) yüzünü yan çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü Allah, kendini beğenip çokça övünen kimselerin hiçbirini sevmez.’ Lokman Suresi 18. Ayet