Bursa Hakimiyet

Kirli sistem!

TSE tarafından yeni başlatılan bir çalışma için sahadayız. Sanayi kuruluşlarını ziyaret ederek, yönetim sistemlerinin belge transferleri ile ilgili çalışmayı yürütüyoruz. Özellikle %80 oranında yapılan indirimle, sanayi kuruluşlarını TSE'den belge almalarının faydalarını anlatıyoruz.
Bir dostumuzun kuruluşundayız. Firma sahibi, belgelerinin TSE'ye transfer edilmesi için yetkili kişiye talimat veriyor.
Aradan uzun bir süre geçiyor, bir gelişme olmadığını görüyoruz ve ilgili kişiyi arıyoruz.
Aldığımız cevap karşısında hayretlere düşüyoruz. Bizim ülkemizde kalitenin neden kirletildiğini, kimler tarafından kirletildiğini, temiz kalite anlayışını yaygın hale getirmek için yapmış olduğumuz çalışmanın ne denli zor olduğunu bir kez daha anlıyoruz. 
Aldığımız cevap olumsuz olsa da, kalite kirliğinin yeni boyutlarını öğrensek de, ilgili kişinin, TSE ile ilgili kurmuş olduğu cümlelerden dolayı mutlu oluyoruz. Bir kez daha mensup olduğumuz kurum ile ve mesai arkadaşlarımızla gurur duyuyoruz.
İlgili kişinin cevabını merak ediyorsunuz değil mi?
"Üst yönetimimiz, belgelerimizin TSE'ye transfer edilmesini istiyor, ama biz istemiyoruz. Şu an belgeli olduğumuz kuruluş, yılda bir yarım gün geliyor, evrak üzerinden belgelerimizin dokümanlarını kontrol ediyor, eksiklikleri kendileri tamamlıyor, biz hiçbir şeye karışmıyoruz, bize bir yük yüklemiyorlar, işlem devam ediyor. 
Eğer belgelerimizi TSE'ye transfer edersek, TSE ciddi denetimler yapıyor. Belgelerimizi muhafaza etmemiz mümkün değil. Bizde bulunan sistemi kuranlar aynı zamanda denetliyorlar. TSE personeli  olmayan ve çalışmayan bir sisteme belge vermez. Bundan dolayı biz böyle devam etmek istiyoruz..."
Yorum sizin...

Ayaklar baş başlar ayak olmasın!


Sorumluluğu olanın yetkisi, yetkisi olanın sorumluluğu yoksa, organizasyonda huzur yoktur. Huzurun olmadığı yerde de başarı yoktur.

Başarıyı yakalamak isteyenler, yetki ve sorumlulukları tanımlayacak, tanımlanan kurallara da mutlak sadakat olacaktır. Bu yapılmadığı sürece başarıdan, gelecekten, motivasyondan bahsedemezsiniz.
Kurallar sözlü değil, yazılı olmalıdır. Yazılı olmayan ve muhatabına tebliğ edilmeyen hususlardan bireyi sorumlu tutarsanız, bireyden başarı bekleyemezsiniz. Bir başarı varsa, bu da tamamen tesadüftür. Organizasyon yönetiminde tesadüflere yer yoktur. Tesadüfle gelen başarı, çöküşün habercisidir.
İdare, iradesini ortaya koymalı, iradesine de sahip çıkmalıdır. İdare, iradesini ortaya koyamıyorsa, idareyi ayaklar ele geçirir. Bu da yaygın bir deyimin gerçekleşmesine sebep olur. Yani, "Ayaklar baş, başlar ayak olur"  Böyle olunca, istikamet kaybolur. Gelecek yok olur. Bunun adı da iflastır...