Bursa Hakimiyet

Sömürgenin bir başka yüzü

Yıl 2003…  TSE Bursa tarafından Almanya’ya bir heyet gönderilir. 
Heyetin amacı, özellikle otomobil sanayiinde geçerliliği olan TS 16949 konusunda görüşmeler yapmak ve bu konuda yetkili olan, belgelendirme yetkisi veren, IATF adlı kuruluşa, TSE olarak müracaat etmek ve belgelendirme yetkisi almak.
Bu konuda Türkiye’de hiçbir kuruluş yetkili değildir ve her yıl, milyon dolarlar seviyesinde para yurt- dışına gitmektedir. 
IATF yetkilileri Türk heyetini nazik bir şekilde karşılarlar, Türk heyeti meramını anlatır, onlar dinler, bizimkiler söyler, onlar gene dinler ve sonunda IATF yetkilisi der ki; “TSE’ye yetki vermemiz için TSE’nin elinde en az 100 müracaat olmalıdır…”
Bu bilgi Bursa’ya ulaşır ve TSE Bursa personeli seferberlik ilan eder, 24 saat içinde 186 firmanın müracaatını alır ve anında Almanya’da bulunan heyete iletir.
Müracaatları önünde gören IATF Almanya yetkililerinin yüz ifadeleri değişir, göz ifadeleri ve tavırları değişir, toplantıya ara verirler ve kendi aralarında toplanırlar. Türk heyeti başka bir odada beklemektedir.
Bir süre sonra Türk heyetinin yanına gelirler ve kararlarını açıklarlar.
Karar: “Biz Türkiye’de hiçbir Türk kuruluşuna yetki vermeyeceğiz!”
Türk heyeti, TSE’nin yeterliliğinden, istenen tüm şartları yerine getirdiğinden bahseder ama karar değişmez. Israr edilir, sebepler sorgulanır ve IATF yetkilisi son noktayı koyar:
“Türkiye’de pazar doyuma ulaşıncaya kadar hiçbir yerli kuruluşa TS 16949 konusunda belgelendirme yetkisi vermeyeceğiz!”
Yıl 2015…
Hâlâ bu ülkede, bu konuda hiçbir yerli kuruluşa TS 16949 konusunda belgelendirme yetkisi verilmemiştir. Demek ki, hâlâ pazar doyuma ulaşmamıştır.
Bunları neden yazdık?
Avrupalının sömürgeci zihniyetini farklı bir pencereden “Görün” diye yazdık.
İhtiyacı olmadığı halde, TSE varken ve TSE’nin belgesi her yerde geçerli olduğu halde, yabancı belgelendirme kuruluşlarından belge alanlara “Mesaj” olsun diye yazdık.
Yabancı hayranlarına “Kapak” olsun diye yazdık.
Bu ülkenin kaynaklarını yurtdışına gönderenlere “Ders” olsun diye yazdık.
Yakında, Bursa’da yapılacak olan “Ayağa Kalk Bursa” çağrısına “Hazırlık” olsun diye yazdık.
Sanayiciye “Çağrı” yapmak, Tüketiciye “Bilgi” vermek için yazdık.
Gerçekleri göz önüne sermek, meseleyi herkese duyurmak için yazdık.

İyi pazarlar…