Mustafa TUNÇAKIN

Mustafa TUNÇAKIN

m.tuncakin@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Vakıfbank voleybol'dan Bursaspor'a
20 Aralık 2018 Perşembe, 08:04

Vantilatör açık kaldı da masa üstü takvimin yaprakları sanki uçup gitti.
Bir anda 2018'in de sonuna geldik, hiç anlayamadan.
Bugünlerde basında adettir, "Yıl böyle geçti, yılın olayı" değerlendirmeleri. Ben de kestirmeden bu değerlendirmelere katılmak istedim.
Türkiye'de yılın olayı, Vakıfbank Kadınlar Voleybol Takımı'nın 3.kez Dünya Şampiyonu olmasıdır.
Müthiş bir başarıdır bu.
Bursaspor'da yılın olayı ise, amiyane tabirle "Yolsuz kalması"dır. Bu yüzden de Antalya maçında 7 yerli ile sahaya çıkıp, Lig'de rekor kırmasıdır. Ayrıca yine parasızlıktan Le Guen'in tazminatını ödeyemediği için transfer yasağı almasını da, yılın olayına toplu iğne ile iliştirmek gerekir.

"DELİ YILMAZ OLEY" VE MİLLİ TAKIM

Biliyorsunuz, Milli Takım ve Fenerbahçe'de göreve gelmek için hep balıklama atlar Yılmaz Vural.
Bu 2 yere talip olmakla geçti yılları. Bazı yorumcular da ona destek çıkarlar her ne hikmetse. Hiç kimse demez ki, "Yahu hoca, Türkiye'de dolaşmadık yer, sahada yapmadık tiyatro bırakmadın. Biraz da ciddi olsan. Çalışan değil, daima patron talip olur" diye.
Evet, Milli Takım, Fenerbahçe derken bakın işler nerelere geldi.
Adana Demirspor'un başına getirilen Yılmaz Vural'a seyirci şimdi de "Deli Yılmaz oley" diye tempo tutuyor o da sahanın ortasına çıkıp oynuyor.
Adana Demirspor Lig'de son maçında Balıkesir'e 2-1 yenildi. Kupa'da da Başakşehir'e yenilip elendi. Takım Lig'de 9.sırada. Yılmaz Vural da kendini hâlâ Kemal Sunal filminde zannediyor.
Ah be Yılmaz hoca, ah.

MOURİNHO DA OLSA NİYE KOVULMASIN?

Ama erken ama geç. Bir takımda ve puan cetvelinde iş oraya gelmişse, niye olmasın?
Bizde de teknik adamda ısrar edilmesinden yana olanlar çoğunluktadır ama, hep örnek gösterilen Avrupa'nın yaptıklarında da "Israr edilmediği" kolaylıkla ortaya çıkmaktadır.
İşte son kurban Portekizli teknik adam.
Manchester United işler kötü gidince Mourinho falan dinlemedi, kapının önüne koyuverdi. 24 milyon sterlin gibi büyük bir tazminata rağmen. Kulüp "Gık" demeden ödeyecek parayı.
Bizde asıl ters olan, teknik adamın görevine son vermek değil, onun tazminatını (1 milyon dolar da olsa) bile bile ödememek ve mahkemelere, UEFA'ya düşüp ceza üstüne ceza almak.
Esas bu rezaletin üstünde durmak lazım.