Bursa Hakimiyet

2016’ya değil 2046’ya belki

Düştüysek kalkarız” demişti, şimdi de “Hata bende” diyor.
O zaman bizim de “Demek senin yüzünden düştük” deme hakkımız doğuyor.
Fatih Terim ilk olarak 1993’te geldi Milli takım’ın başına.3 sene kaldı. İkinci gelişi 2005’de, 4 sene kaldı. Şimdi de 14 aydır hem Türkiye Futbol Direktörü hem de Teknik Direktör.
Buna göre, futbolcuları ve Milli takım’ı en iyi tanıması, en iyi düzeni kurması gerekli isim.
Gel gör ki, ortada bir iskelet yok. Son 3 maçta oynayanların sayısı 26. Neredeyse her maça ayrı kadro.
Sonuç, yine hüsran.
Futbolcusu 500 ile 2 bin euro arası aylık alan Letonya’yı bile yenemiyoruz.
Terim’in bir incisi daha:
 “Aradaki kalite farkı büyük”
Doğru, kendisi kemiksiz 3.5 milyon euro(Primler hariç), futbolcular 2-3 milyon euro alıyor.
Esas büyük fark, bol keseden dağıtma farkı.
Ürün ise, altı delik İtalyan ayakkabısı gibi.
Devamlı su alıyor.
Fatih Terim kendisini hiç bulunmaz Hint Kumaşı gibi görmesin. Etrafa da aba altından sopa gösterir gibi dayılanmasın.
Sonuç ortada. Bu bozuk düzenin değişmeyeceği de ortada. Onun için 2016’ya değil de 2046’ya belki demekte yarar var.
Gelir-gider farkı ve sürekli artan faiz ile borç batağına saplanan kulüplerin de hali ortada.
Bir gün mutlaka iflas bayrağını çekecekler ama bu çok şişirilmiş transfer paralarını aşağıya çekmeye nedense hiç kimse yanaşmıyor. “Arkadaş senin oynadığın futbol ve çalışma zihniyetin 100 bin euro’dan fazla etmez” diyen yok.
Lig’de tribünler boşalıyor.Keşke hiç kimse gitmese maçlara. Belki kafalara “Dank” eder.