Bursa Hakimiyet

24 saat kala yapılacak işler değil bunlar

Aslında istenen istifa değildi.
Sadece, hızla artmaya başlayan hataları bir yerde frenlemek ve aza indirmek, sahada futbol görmekti beklenti. Ama ikisi de olmadı bir türlü. Devamlı derece yapılacak diye bir kanun yok. Öncelikle istenen,  bin bir güçlükle maça verilen 20-30 liranın biraz tadına varabilmekti.
Bu yüzden yavaş yavaş çekildi tribünler.
Ertuğrul Sağlam, yanlızlığa doğru     ilerlediğini anladı. Onun için “Güven kaybına dur diyemedik. Birbirimizden her geçen gün uzaklaştık” dedi. Hele iyi bir gruba rağmen Kupa’dan da elenirse erozyonun tavan yapacağı da belliydi. Onun için tercihini istifadan yana kullandı.
Ancak, burada Sağlam bir hata daha yaptı.
Madem ki istifa, Belediye yenilgisi sonrası alınmış bir karar değil, madem ki belli bir sürecin yansıması, o zaman durdun durdun da çok kritik bir kupa maçına 24 saat kala niye uygulamaya koydun, takımı ortada bıraktın? Neden Lig’in devre arasında bu kararı almadın? Herkes zaman varken kendi başının çaresine baksaydı daha iyi olmaz mıydı?
Futbolda dün yok, bugün ve yarın var. Öncelikle buna ayak uydurmak zorunda değil miyiz?
Her şeye rağmen Ertuğrul Sağlam’ın bizde ayrı bir yeri vardır ve daima da olacaktır. Onu zaman zaman tenkit etmeme rağmen, geçen sezon “İstifa” sesleri yükselmeye başladığında ilk karşı çıkan da bendim, “Böyle vefasızlık olamaz” diye. Kent Meydanı’na anıtı dikil-mesi için sürekli yayın da yapmıştım. Şimdi bir kez daha Belediye’ye sesleniyorum:
“Bursa olarak şampiyonluğu ve Ertuğrul Sağlam’ı o meydana oturtup 7 cihana göstermek zorundayız. Bu şehrin simgelerinden biri de budur”  
Hakkımız helal olsun hocam.


BAŞKAN YAZICI CEPHESİ
Ertuğrul Sağlam,”Bir gün tekrar gelebilirim” derken, belki “Yazıcı gittikten sonra”nın sinyallerini verdi. Belki Yazıcı ile çok sıkıntılar yaşadığının gizli bir işaretiydi bu. Bunu zaman gösterecek ama, Yazıcı’nın dünkü göstergesi yine çok zayıf kaldı.
Kulüpte, Ertuğrul Sağlam herkesle helalleştikten sonra kürsüye Başkan’ın çıkması ve “Hocam teşekkür ederiz. Ancak Bursaspor büyük kulüptür. Sahipsiz kalmayacaktır. El koyuyorum. Ne gerekiyorsa derhal yapılacaktır. Futbolcularımız merak etmesin, yanınızdayız” diye esmesi, gürlemesi gerekirdi. Camiaya ve takıma moral gelsin.
Halbuki Başkan ne yaptı?
Kulübün sitesinden “Hoca, benden evvel davrandı. Ben de her kararı gözümü kırpmadan alabilirim” dedi. “Tüh be, ben daha evvel istifa edecektim” der gibi.
Sonuçta, 1461 Trabzon maçı öncesi yaşanan bu hava da hiç yakışmadı şampiyon takıma.