Bursa Hakimiyet

Acaba hangisi daha mantıklı?

Bence Bursaspor, bu sezonun en kritik haftasına girdi.
Yani, "Avrupa'da olmak, veya olmamak" cinsinden bir to be or not to be.
Böyle bir dönemde kozları ve şartları çok iyi değerlendirmek ve kullanmak gerek. Artık sadece saha içi değil, saha dışı taktikler de çok önemli. Ertuğrul Sağlam dün, "Sezonun final maçlarından birisi. Herkesi Belediye maçına bekliyorum" derken sıkıntı yaşadıklarını da kabul etti.
İşte işin püf noktası burası.
Bu kısa dönemde bu kadar büyük iniş çıkışlar yaşanıyorsa, önümüzdeki ikinci kısa döneme 2 final birden bindirmek ne kadar doğru olur? Çünkü Belediye'nin hemen ardından Eskişehir kupa maçı gelmekte.
Zikzaklı grafik, Bursasporlu futbolcuların zihinsel ve bedensel anlamda artık zorlandıklarının bir göstergesidir. Hatta, Süper Final'lerin ne olduğunu dahi tartışmaları, aşırı yüklenmeden bilgisayarın çökmesi gibi bir şeydir.
Bursaspor sezonu zorunlu olarak en erken açan 2 takımdan birisidir. Bu takımın büyük çoğunluğu 10 aydan beri antrenman ve maç yapmaktadır. Daha da yapmaya devam edecektir ama motordan artık öksürme-aksırma sesleri gelmeye başlamıştır.
"Ama, başka takımlar, Avrupa'da..." falan filanı bir kenara bırakarak şapkamızı önümüze koyalım.
Avrupa için 2 yol var:
Birincisinde, Belediye maçını kazanırsak, ardından 5 final maçı daha bizi bekliyor.
İkincisinde, Kupa'da Eskişehir maçını kazanırsak yüzde 99 Avrupa'dayız.
Ertuğrul Sağlam'a göre "Sıkıntı", bana göre "Motorda tekleme" yaşanıyorsa o zaman niye bu takımı üst üste 2 finale itiyoruz?
Üstelik, Belediye maçındaki yüklenme ve sakatlık riskleri de cabası.
Lafı şuraya getirmek istiyorum:
2 yol da aynı yere çıkıyorsa, en kestirmesine yönelmekte  yarar var. Yukarıdaki bütün gelişmelerin ışığında, Belediye maçına ayrı bir tertiple çıkarak (O tertibin de yenme ihtimali var) bütün gücü 25 Nisan İzmir'e saklamak daha mantıklı değil mi?