Bursa Hakimiyet

Alırken, satarken aklın nerdeydi?

Önceden Fenerbahçe çok yapardı, şimdi sıra Galatasaray'a geldi.
Rakip futbolcuların durup dururken, Cimbom krizi tutuyor.
Sarı hummaya yakalanma gibi bir şey.
Necati, Amrabat, Culio olayları üst üste geldi. Ali Turan ve Yiğit de cabası. Bu arada Sercan Yıldırım da gürültüye gitti.
Bu futbolcular ile ilgili olaylar ve zihinlerde oluşan sorular gayet net ve açık:
Necati'yi madem alacaktın, niye bıraktın? Hem de sana karşı oynama imkanı vermeden neden geri aldın?  Aynı şey Culio için de geçerli. Eğer ondan medet umuyorsan niye her türlü hakkını Orduspor'a verdin?
Culio, önce "3 sene daha Ordu'dayım, burada mutluyum" diyor, arkasından 4 yıllık daha ön sözleşme imzalıyor da birden niye "Galatasaray maçında oynamak istemiyorum. İstanbul'a döneceğim" diyerek çark ediyor?
Aklına bazı şeyler sokulmasa bunları der mi? Sanki, zeka zehirlenmesi.
Amrabat kendi başına mı "Ben Galatasaray'a gideceğim" diye tutturdu? Kulübü ile durup dururken mi o kadar boğuştu? Sonuçta ne oldu?
Olan Anadolu kulüplerine oldu. Kayseri ve Antalya düşüşe geçti. Orduspor, kendisi için gerekli bir asını kaybetti.
Galatasaray'ın umurunda bile değil. "Bu işlerin dışındayız" deyip, sıyrılıverdi. Ellerini yıkayıp, havluyla kuruladı. Hatta İstanbul basını ile birlikte daha da ileriye gidip, Ordu Başkanı Türkmen'i suçlu ilan ettiler. Neredeyse,"Galatasaray'a git" diye o ayarttı diyecekler.
Sercan Yıldırım da var.
Yıllardır yine İstanbul basını ile birlikte aklını çelmek ve onu almak için binbir türlü takla atmadılar mı?
Sonuçta ne oldu?
"Yeterli çalışma yapmamış. Adam olmayacak. Sezon sonu gönderilecek"
Peki, güzel kardeşim alırken aklın ve gözün nerdeydi?
Bütün bunları alt alta toplarsak, Galatasaray için olumlu şeyler söylemek, düşünmek mümkün mü?