Bursa Hakimiyet

Anıların üzerine kazma ve kepçe

“Tarihi yıkım başlıyor” haberimizden sonra bir burukluk daha yaşadık.
Tüm itirazlara, tüm yaşadıklarımıza ve tüm ihtiyaçlara rağmen Atatürk Stadımıza tümüyle veda edeceğimizin haberiydi bu.
Tarihi kıyım gibi, tarihi bir yıkım.
Onu koruyamadık ve faydalanmaya devam edemedik.
Tarih diyoruz ya.



Atatürk Stadı’nın yapıldığı 1950’den beri burada yaşanan tarihi olaylara bakın;
Acar İdmanyurdu ve Güvenspor’un Türkiye Amatör Futbol şampiyonlukları, Bursaspor’un 2 defa 2.Lig (PTT 1.Lig) şampiyonlukları, Bursaspor Amatör’ün Türkiye şampiyonluğu, Bursaspor B takımının TFF tarafından Süper Lig ile sonlandırılmayan 2.Lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası şampiyonluğu, Avrupa kupalarındaki zaferler ve yarım asrın bombası olan Süper Lig şampiyonluğu. Sadece Avrupa değil, dünyada yankı uyandıran Şampiyonlar Ligi macerası.
Bunlar her şehre nasip olmayan heyecan ve gurur zinciri.


Şimdi bu anıların üzerine kazma ve kepçe geliyor.
Hâlâ ”Yenilenmek mi, korumak mı?” arasında gidip geliyoruz. Ancak yenisinin yeniliğini de “Bu nasıl yenilik” diye sürekli tartışıyoruz.



Atatürk Stadı, benim için de 2 defa önemli.
Hem bu heyecanların tümünü, hem de 1963’te gazeteciliğe başlamanın heyecanını yaşadım burada.
“Ekmek kavgası” denir ya.
Çok olaylar geçti başımdan ama 2 tanesi var ki.
Atatürk Stadı’nda önceleri hakem ve takım kadroları basın tribünü ile şeref tribünü arasındaki kara tahtaya tebeşir ile yazılırdı. Bazen bu yazılar tam okunmayınca, yazanı arardık stat içinde.



Bir yandan da maç oynanıyor. Hangisinin peşinde koşarsın?
Bir de Fatih Terim olayımız var. Tarih yazan bir olay. Bursaspor-Galatasaray maçında kale arkasında foto muhabiriyim. Fatih Terim her aut atmaya geldiğinde küfürler ediyordu bizlere. Sonra da tekme yumruk saldırdı. TRT 1 de naklen yayınlıyor. Mahkemeye verdik ve tazminat aldık. Ben aldığım tazminat ile 15 gün İspanya’da tatil yaptım.
Bunlar da mesleki anılarımız, çok sevdiğimiz ve unutmayacağımız Atatürk Stadımızdan.