Bursa Hakimiyet

Antalyaspor değil, Jorquera ve Faty

Ertuğrul Sağlam maç öncesi, “Final karşılaşması gibi” demişti ama, takım sahada öyle demedi.
Hiç takmadılar bile maçı. Hatta sezon sonu havasında, “Bitse de gitsek”di sanki düşünceleri.
Ancak ikisi vardı ki, resmen katlettiler maçı:
Jorquera ve Faty.
İnsan bu kadar düşüncesiz ve gayesiz olamaz.
Jorquera rakibin midesine öyle bir taban giydiriyor ki, aralarında kan davası var zannedersin. Cüneyt Çakır, tereddütsüz çıkarıyor kırmızı kartı.
Jorquera 41.dakikadan sonra zaten yok olan Bursaspor’u daha çok yoksulluğa itiyor.
Faty de, Jorguera’nın başlattığı infazda “Benim de imzam olsun” diyor.  Ayağındaki topu Sakıb Aytaç’a öyle bir teslim ediyor ki,  sahada dolaşıp duran Antalyaspor’a  zorla gol imkanı veriyor.
2 büyük hata ile “Yönetim istifa”cıların tekrar önünü açıyorlar.
Lig’de ilk yarının ortasına geldik. 2 defa da milli maçlar nedeni ile ara verildi. Bu geçen süreye rağmen Bursaspor’un ne ümit veren, ne de etkili olan bir oyun düzenini göremedik. Bu şartlarda görmemiz de çok zor. “Cucak, Cucak” diyoruz, milli takımında da, Bursaspor’da da ortada yok. Stoch ile beraber kanatları adeta dumura uğrattılar. Başta Josue olmak üzere orta sahada oyunu yönlendirecek birini ara ki bulasın.
Sadece ayaklarla değil, ağızla da yok. Zaten 7 lisan filan bilmek gerek.
Geriye kalıyor savunma.
Orada da hata üretimi arttı mı, puan kaybı kaçınılmaz.
Rize galibiyeti de, Güneş tutulması gibi ayda yılda bir denk gelir.