Bursa Hakimiyet

“Atmışken kazansın” diyen bir Abay

“Atan kazanır” cinsinden bir maç ama “Gençlerbirliği hazır atmışken kazansın” diyen de hakem Süleyman Abay.
Şamil’in sırtına dokunan elle düşmesini inandırıcı bulamayabilir ama, Ahmet Çalık’ın havada açık eli ile topun yönünü değiştirmesi çok net bir penaltı.
Bunu orta hakemin, yardımcısının ve çizgi hakeminin görmemesi mümkün değil.
“Göz göre göre” denir ya, bu da o cinsten.
Ancak çok zor da olsa, Avrupa şansını sürdürmek isteyen bir Bursaspor’un mutlaka gol atması, yani kazanması gerekirken bu kadar da sonuca gitmekten yoksun olmaması gerekirdi.
Penaltı verilse, gol olsa, maç 1-1 olur ve bu 1 puan da Bursaspor’a yetmezdi.
Timsah ilk yarı adeta uyudu. Uyurken gol yemedi de, 2.yarı uyanınca golü kalesinde gördü. İlk yarı mutlak 3 golü kurtaran Harun’un ise 2. yarıda Zec’in doksana giden kafasına yapabilecek bir şeyi yoktu. Burada, Serdar Aziz’in yerini alan zoraki stoper Şamil’in Zec’e kafa vurdurması da yer uyumsuzluğundan doğdu.
Aslında Ozan İpek’in oynatılması, son haftalarda işleyen “Kanatlar ve Fernandao” düzenini bozdu. 2.yarı Ozan-Ferhat değişikliği de pek işe yaramamasına rağmen Volkan ve Belluschi’nin atakları tehlikeli oldu ama sonuca gidecek cinsten değildi.
Çünkü sürekli söylediğimiz,”Bu kadro ile bu kadar” lafı, sıradan bir takım olan Gençlerbirliği önünde de geçerliydi.
Serdar Aziz artık hem kendine hem de takımına zarar vermeye başladı. Gerçekten ona bir haller oldu ve gerileyen futbolu, gereksiz sinirlilik ile paralel gitmeye başladı.