Bursa Hakimiyet

“Başaramadık” ile geçiştirilemez bu

BakamBUU derken,”Bu da olur mu?”ya gitti iş. Doğrusu Bursaspor’un 5 yaşındaki çocuklar gibi, avucunun içindeki bilyelerini kaptıracağı hiç akla gelmezdi.
Hem de sahada olmayan bir rakibe karşı.
Yine de Harun’a dua etmek lazım, 2-2’den sonra Mirkan’ın şutunu kesmese 1 puan da gitmişti.
“Futbolun affı yok” sözünü aslında en iyi bu işle ilgilenen futbolcuların bilmesi lazım ama bir hatırlamayı bile beceremedikleri çok açık ortada.
2-0’dan sonra her şey bitmiş gibi, orta sahayı rakibe bırakmak, geriye yaslanmak, tam bir intihar.
Üst üste acılı çiğböreği yedirirler adama.
Halbuki, “Bursa nasıl olsa santrforsuz” diye oyunu rölantide götürmek isteyen Eskişehir’in Bakambu bilmecesini çözünceye kadar, 2 nefis santrfor golü ile karşı karşıya kalması, Volkan Şen’i kanatlardan beklerken ortada ara pası yaparken bulması, günün sürprizi idi.
Bu sürpriz 2 gol getirdi ama maç 53.dakikada bitmiyor ki.
Haftada 1 maç yapan bir takımın orta sahası, son yarım saatte nasıl yorulur, nasıl çöker ve nasıl yürüyen rakibe teslim olur?
Hem de hiçbir etkili adamı olmayan Eskişehir’e karşı?
Şenol Güneş,”3 puan alacaktık, başaramadık” ile geçiştiremez bunu.
Nedir bu Holmen, Belluschi ve Josue’nin hali? Yarımşar saat oynamak için mi kuruldu bu düzen?
Ya bazı taraftarlara ne demeli?
Ertuğrul Sağlam’ı zaman zaman tenkit ediyoruz diye bize söylemedik laf, etmedik küfür bırakmayanlar şimdi ona neler yapıyorlar.
Bu nasıl sevgi saygı?