Bursa Hakimiyet

Bırak Mercedes'i 43 H'ye bin ve git

Koltuğa yapıştıkça işler iyice sarpa sarıyor.  Bursaspor'a ileride daha büyük yaralar açacak bir direniş bu.
Borç 270 trilyon deniyor ama ucu başı belli değil.  Kulübün malını mülkünü, takımı da kökten satmışsın. Elde yok, avuçta yok. Cep delik cepken delik.
Hala kulübün Mercedes'ine biniyorsun.
Özlüce'den Altepe'nin 43 H'si geçiyor. Artık ona bin ve git. Bitsin bu saltanat.
Görüyorsun ne sana, ne de Bursaspor'a yaramıyor yaptığın işler.
Faiz, araba, eşya, benzin, otel, ver Allah ver. Kulüp batmış mı, çıkmış mı kimsenin umurunda değil.
Yarınlarda puan cetvelindeki gerileme ile birlikte kaos ortamı daha da artacak. İşler içinden çıkılamaz hale gelecek. Çünkü bu şehirde artık seni kimse istemiyor. Bir an önce bırak ve bu camia da başının çaresine baksın.

BU ANLAYIŞLA HAYIR GELİR Mİ?

Mesut Mestan ve Cüneyt Özkan başkan adaylarıydı. Sonra ne olduysa, işler tersine döndü ve Bölükbaşı'nın danışmanı oldular.
Mestan'ın içine düştüğü açmazlar ortada.
Arkadan sıra Özkan'a geldi. Son Divan toplantısında yönetim Lacoste'un asparagas olduğunu açıkladı. Yani kongre öncesi gazı olduğu çıktı ortaya. 
Aklıma Timur Noyan'ın "Opel göğüs reklamlı" adaylık açıklamasında, Cüneyt Özkan'ın bir konuşması geldi. 
Özkan, Opel'i aradığını ve böyle bir bilgiye ulaşamadığını söylemişti. Ancak şimdi danışmanı olduğu yönetimin Lacoste fiyaskosuna çarptı.  Kongre öncesi Opel'i araştırırken, Lacoste'u niye kurcalamadı acaba?
Aday olmasına rağmen, Bölükbaşı’nı kollamak mıydı amaç?