Bursa Hakimiyet

Böyle olacağı baştan belliydi

Geçen seneki yaz sıcağını, servisteki klima ile ağ üstünde bloklamaya çalıştığımız günler.
Bursaspor Bangura'yı alma telaşında ve bizler de TV ekranlarında bununla ilgili transfer haberi ile birlikte Afrikalı futbolcunun AIK Stockholm'de attığı golleri izliyoruz.
Daha doğrusu devamlı gösterilen 2 gol var.
Birinde, ceza sahasına yapılan ortaya oralarda bulunan 14-15 futbolcudan hiç kimse çıkmıyor ve bir tek yükselen Bangura kafayı vurup golü atıyor.
İkincisinde ise 25-30 m'den Bangura vuruyor. Etrafında bir Allah'ın kulu yok. Top tıngır mıngır gidip içeri giriyor. Stat da bizim eski Merinos gibi.
Serviste birbirimize bakıyoruz:
"Bu nasıl futbol, bunlar nasıl gol?" diye.
"Eyvah, Eyvah"ı henüz seyretmemişiz ama, Bangura sayesinde daha o günler adını anmaya başlıyoruz.
Hem de hep bir ağızdan.
Sonunda Bangura rekor kırarak geldi ve ağustos ayından beri ayak altında dolaşıp duruyor. Forvette iken varlığı ve etkisi, kulübede iken de sesi soluğu pek hissedilmedi.
Tagoe ile birlikte tam bir bomba çıktı.
Şampiyonlar Ligi'nde kazandığımız paralarla, gidip Kıbrıs'ta açık poker oynadık sanki.
Şimdi Ertuğrul Sağlam çıkıyor ve diyor ki:
"Ben de memnun değilim"
Bank Asya'daki Afrikalılar bile rakip savunmayı, sürat teknesi gibi yardırarak gidiyor. Bangura orada bile oynayamaz. Peki, bu adamı kim aldı? Kimler gidip izledi? Madem maddi anlamda da transfer rekoru kırılacak, Ertuğrul Sağlam kaç kere gidip takip etti? Nasıl böyle büyük bir hata yapıldı? Bu kadar silik bir futbolcunun maliyeti neden bu kadar yükseldi?
Birileri çıkıp özür dilemeli ve "Hata bende" veya "Hata bizlerde" demeli.
Hiç olmazsa taş bastığımız bağrımıza, biraz pansuman yapmış oluruz.