Bursa Hakimiyet

Bu lafları söyleyemezsin

Hayatında iki çıkış yakaladın. İkisi de Bursaspor’da. Yani parayı, şöhreti sana Bursaspor verdi. 
Yoksa yerle birdin. 
Şimdi “Bu takımda oynamak istemiyorum” diyorsun. 
Nereye istersen oraya gidebilirsin ama “Bu takım” dediğin Bursaspor için bu lafları söyleyemezsin. 
Söylersen ihanet etmiş olursun. 
Bunun gereğini hayat kuralları zaten yerine getirecektir. Tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi. Onun için bir an önce özür dile, biz de hakkımızı helal edelim ve istediğin yere git. 
Gerçekler de bütün çıplaklığıyla ortada. Bursaspor’dan kaçan kaçana. 
Böyle bir başkana karşı, böyle eylemler de beklenir zaten. Kimsede itimat, sevgi, saygı kalmadı. 
Evvelden Bursaspor adam gönderirdi, şimdi adamlar Bursaspor’u gönderiyor. 
Ve o başkan halen o koltukta oturuyor. 
Fakat yolun sonu gözükmeye başladı. Gidenler bir gün bitecek, sıra mutlaka başkana gelecek. 
Gelelim maça. 
Gecenin ve öncesinin en sevindirici yanı, Ertuğrul Sağlam’ın “Yan pas, geri pas”ı bırakıp artık hücumu düşünmesi. Bursaspor’un alışık olduğu bu düzene kayıplara rağmen Jorquera’nın çabuk adapte olması önemli. 
Fernandao ve Volkan yokluğunda meydan tamamen Bakambu’ya kaldı. O da döktüre döktüre oynuyor. 
Yani hakkını veriyor. 
O da giderse kol-kanadın tamamen kırılacağı kesin. 
Taraftarın maçtan önce “Bu kulübü sevmeyen” ile ilgili tepkisi normal. Ozan’ın bundan alınması, üzüntüsü ve teskin edilmesi de normal. 
Ancak asıl olan, tepkiye sebebiyet verenin şapkayı önüne koyup düşünmesi.