Bursa Hakimiyet

Bursaspor’u neden unuttun Demirören?

TFF’nin en talihsiz yılları. Yıldırım Demirören’i dinlesek ne olur, dinlemesek ne olur.
TRT’deki söyleşiye sadece 3-5 dakika kulak misafiri oldum.
Daha baştan fiyasko.
TFF Başkanı Demirören,”Marka değerini yükseltmek için hep birlikte hareket etmeliyiz” demez mi?
Hangi marka değeri?
Futbolun ve Süper Lig’in marka değeri mi kalmış?
Mahkemelerin ve UEFA’nın gözümüze dayadığı şike kararını kapatacaksın, ondan sonra marka değerinden bahsedeceksin. Yardım için Süper Kupa’yı küçücük bir stada verip, tarla gibi zemine milleti mahkum edeceksin, sonra kalkıp marka değerini yükseltmek için “Haydi arkadaşlar, yürüyelim marş marş” diyeceksin.
Gerçekten büyük talihsizlik.
Neyse, bizi ilgilendiren bir başka bölüme gelelim.
Demirören bir ara Galatasaray,Fenerbahçe,Beşiktaş ve Trabzon arasındaki deplasmanlara seyirci götürmeme yasağına değindi.
Nedense Beşiktaş-Bursaspor olayını es geçti. Hem de kendi başkanlık döneminde, kendi yaptıklarını da unuturcasına.
Aslında Bursaspor-Beşiktaş maçı da önemli. Çünkü 2 takımın taraftarları da deplasmana gidemiyor. İşin ilginç yanı, Bursaspor-Beşiktaş maçı Lig’in daha ilk haftalarında. Demirören, deplasman yasağı konusunda,”Kulüpler kendi aralarında anlaşmalı” diyerek topu karşı tarafa attığına göre, iş dönüp dolaşıp Bursaspor’un önüne gelmiş durumda.
Aslında Bursaspor’un değil, taraftarın önüne gelmiş durumda.
Çünkü Başkan Bölükbaşı da “Taraftar ne derse o” diyor.
Bu önemli konuda kararın taraftara bırakılması en gerçekçi yaklaşım. Beşiktaş olaylarında en büyük çileyi ve acıyı Bursaspor taraftarı çekti.
Fenerbahçe’nin, Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın ve Trabzon’unkiler hikaye.
“Beşiktaş taraftarı gelsin mi, gelmesin mi?” sorusuna en gerçekçi ve en etkili cevabı sadece Bursaspor taraftarı verebilir.