Bursa Hakimiyet

Çifte bayram ninnileri

1963’te Bursaspor da, ben de beraber başlamıştık.
Yeşil inciler profesyonel lige, ben gazeteciliğe.
2013’te ikimizin de 50.yılı olacak.
“İlk aşk, ilk heyecan unutulmaz” derler ya. Gerçekten öyle. Bursaspor 1963’te kurulduktan sonra 2.Lig’de ilk maçını İzmir’de Demirspor ile oynamıştı. Şanssızlıklar da daha ilk deplasmanda bulmuştu bizi. İlk önce takım, fuar nedeni ile oteller dolu olduğundan Alsancak’ta bir pansiyonda kalmıştı. Bursaspor hakemlerin yaptığı büyük hatalar sonucu ilk maçı 1-0 kaybetmişti. Yeni olduğum için serbest giriş kartı bulunmadığından açık tribünde ilk dayağımı da yemiştim.
Aradan yarım asır geçti.
Bursaspor bir başlangıç daha yapıyor.
Şimdi her şey çok daha farklı.
Sahalar, formalar, ayakkabılar, oteller, uçaklar pırıl pırıl.
Paralar da öyle.
Bu güzellikler bir de ortaya konan futbola yansıyabilse. Tribünde sıkıntıdan patlamasak. Bunlar sadece Bursaspor için değil, tüm takımlar için geçerli.  Eskişehirspor Asbaşkanı Ekrem Birsen geçen gün demiş ki:
“İlk maçta Akhisar’ı yenip çifte bayram yaşatacağız”
Hayret, gariban Akhisar’ı yenince mi çifte bayram oluyor bu memlekette? Bu işin karşılığı bu mu? Ersun Yenal Bey ve takımı eski gücünden çok şey kaybeden Marsilya önünde niye doğru dürüst bir futbol ortaya koyamadı da takla attı? Neden dışarıya karşı matem tutup içerde Akhisar’la bayram yapmaya kalkıyo-ruz?
Bu kandırmacalar ile geçen yıllara, yöneticilere, teknik adamlara, futbolculara neden bir türlü “Dur” deyip “Aldığınızın karşılığını verin” diye tavır alamıyoruz?
Olimpiyat’ta müthiş başarı gösteren gençlerimizi 24 saatte unutup gittik.
Melo, Engin Baytar ve Batuhan gibi adamlar günlerdir manşetlerde. Gençle-rimiz Türk Bayrağı’nı, onlar da rezillikleri çekiyor göndere. Buna rağmen Türk futboluna hiçbir faydası olmayanlar götürüyorlar malı ve ilgiyi.
“Çifte bayram” ninnileri ile göz kapaklarımızın ağırlaşacağı belli olan bir sezon daha başladı gibi geliyor bana.