Bursa Hakimiyet

Çilek altında ezilen futbolumuz


Göz boyamadan öteye gitmeyen bir çilek çekişmesi. Pastanın bütünü ile ilgilenen yok, üzerine konacak çileğin tantanası çok.
Takım oyunu ve futbolun gereği için kimsenin mücadeleye girmeye yanaşmadığı, sadece isimler üzerinde bol bol boyalı ürünler kullanmaya zorlanan bir ülkede başarı da bu kadar olur.
Melo da Melo.
Alex de Alex.
Quaresma da Quaresma.
Al sana çilek!
Avrupa başarısızlıkları yetişmiyormuş gibi kulüplerdeki iç huzur da çorbaya döndü. Gösteriler, karşılıklı suçlamalar, istifaya davetler arasında ezilip giden Türk Futbolu’na bakan yok.
Alex de Alex.
FİFA, Ekim ayı ülkeler sıralamasını açıklamış. Buna göre Türkiye 689 puanla 36.sıraya inmiş. “Öldü, battı” denilen Yunanistan bile 1029 puanla 10.sırada. Bizde ise yoğurtçu parkı ön planda.
“Rüya takım” diye boyacının aşkı ile fırçalanan sayfalar ve ekranlar şimdi kabus ile kıvranıyor. Demek ki bu kadar para, bu kadar tantana, bu kadar tesis boş. Çünkü, sıradan bir Avrupa takımı bile üzerimize basıp geçiyor.
Nedeni ortada;
Yapı çürük.
Futbolu futbol gibi oynamayı, zoru ve pahalıyı değil, kolayı ve ucuzu da yapılandırmayı beceremiyoruz bir türlü.
Varsa yoksa çilek.
Halbuki 11 tane fasulye, tozumuzu attırıyor. O ne olacak?
Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nde Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail’li takımların neler yaptığı gördük. Şimdi de Belarus’tan Bate Borisov çıktı. Bizim Gomel’in arkadaşı Bate Borisov.
Değeri 20 milyon euro olarak gösterilen Borisov, Şampiyonlar Ligi F grubunda Lille’den sonra Bayern’e de 3 attı ve lider. Orada Çilek yok, yoğurtçu parkı yok. Rüya takım yok. 450 milyon dolarlık bir pastanın renkli resmi bile yok.
Ya ne var;
Sadece ve sadece futbolu, futbol gibi oynamak var. Basit ve tantanasız.